KIRAN KIRANA
Aç olana bölüp ekmeğim verdim,
Üşüdüm diyene hırkamı gerdim,
Varımı yoğumu önüne serdim,
Uzattığım elimi kıran kırana.
Kuruyan toprağa su diye aktım,
Düşene omuzdum, yaraya baktım,
Gölge olsun diye, gür dallar taktım,
Uzayan dalımı kıran kırana.
Yol bilmeyenlere yol olup gittim,
Karanlık gecede mum olup bittim,
Bin siteme bin teşekkür ettim,
Söylediğim dilimi kıran kırana.
Yaralı gönüller topladım derdim,
Başkası ağlarken ben sessiz erdim,
Kendi yaram varken merhem de verdim,
Şefkatli hâlimi kıran kırana.
Yük çeken öküzdüm sabana koştum,
Hak için dediler, çağladım coştum,
Dara düşenlere uçan bir kuştum,
Emek veren kolumu kıran kırana.
Bir lokma aşımı yoksula sundum,
Düşmanı kapımda misafir sandım,
Ateşler söndürdüm, narımda yandım
Sığınan gönlümü kıran kırana.
Yılanı koynumda ben sıcak tuttum,
İhanet görsem de insanlık tuttum,
Çamura batsam da özüme yattım,
İnancım yolumu kıran kırana.
Bir gül yetiştirdim dikenin içre,
Bir söz büyüttürdüm sessizin içre,
Ben dost arar iken hilenin içre,
Tertemiz halimi kıran kırana.
Taş vurdu göğsüme kayırdıklarım,
Adımı unuttu doyurduklarım,
Ömrümce hakkını savunduklarım,
Dayanan,belimi kıran kırana.
Derini der; dünya garip pazarmış,
İyilik çoğu kez nanköre varmış,
İnsan bazen candan yarayı almış,
Kendi öz canımı kıran kırana.
Nazife YILDIRIM ÜNALAN ✍️
Nazife Yıldırım ÜnalanKayıt Tarihi : 21.04.2026 15:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!