Rakı masasında herkes ermiş,
Bir kadehle Hak yoluna girmiş.
Gündüz kul hakkı yiyen adam
Gece vicdanla barışa girişmiş.
Bu yerler dar gelir şimdi yiğit adımlarına
Sükût çöktü vatanın en gürlü yarınlarına
Bir sancak düştü sanki göğün alnı üstünden
Hilâl ağlar gizlice dağların omuzlarına
Akşam çöker Selimiye’nin avlusuna,
Gölge uzar, sesler yavaşça susar.
Bir nöbetçi kalır gecenin içinde,
Bir de içinden konuşan hatıralar.
Taş duvarlar bilir gidenleri,
Selimiye Kışlası’nda
Gece ağırdır.
Sessizlik emir gibidir,
İtiraz edilmez.
Koridorlar uzar,
Sen orada, bir yerlerde,
Bir denizin kenarında, belki de uzak bir sokakta.
Ben burada, bir sensizlikte,
Bir yalnızlık içinde, senin yokluğunda.
Zaman geçer, ben beklerim,
Sensiz odam nefes almaz, karanlık,
Duvarlarda yankı olur sessizlik.
Adın düşer gecelerden kalbime,
Her an biraz daha büyür eksiklik.
Saat durur, zaman küser bana hep,
İçimde büyür ağır bir sessizlik
Gece iner, düşünceler derinleşir
Kalbimde durur sevda sakin sakin
Bir bakışın yol gösterir her zaman
Zaman geçer, sözler azalır yavaş
Seni sevdim, eksik kaldın
Sözün vardı, tutamadın
Yanımdayken bile gittin
Arkana bile bakmadın
Doğruyu hep sonra dedin
Dûr u pâk isminle nûr oldu gönül mülküm benim,
Şevval’in rahmeti indi, açtı gülzâr-ı tenim.
Bir bakış bin mânâdır, sükûtun bahr-i derin,
Söz susar, akıl durur, nutka gelir kalb-i emin.
Bir hazan yaprağı düştü dalımdan,
Mevsim sensizliğe döndü anından.
Rüzgâr savururken eski günleri,
Kalbim ayrılığı bildi adından.
Sarardı umutlar, soldu sevinçler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!