Gözlerinde kaybolduğum an,
Aşkın derinliklerine düşerim,
İçimde titreyen her hepsi sen,
Bir rüya gibi, ama yok, gerçeksin.
Dudaklarından geçen rüzgar,
Bir lahza te’hîr-i emr ile döküldü hûn-ı cân
Sükûtun oldu kılıç, kesti saf saf nâ-şümârân
Biz emr-i bekāya râm, kefensiz çıktık yola
Sen seyr ü sükût ettin, çöktü felek nigehbân
Yaralı bir yürek, köz olmuş aşk,
Her darbede biraz daha yanar, biraz daha kırık.
Bir zamanlar sevdanın en parlak yıldızı,
Şimdi karanlıkta kaybolmuş bir sis gibi.
Kut’ül-Amare, kahramanlık destanı,
Bir halkın direnişi, bir milletin kanı.
Gökler titredi, yer yerinden oynadı,
Ve toprak, özgürlük için canını verdi.
Çöl rüzgârı, kurşunla kesildi,
Türk'ün kudreti, yüce dağlar gibi,
Alparslan, sarsar her köşeyi, her yeri.
Malazgirt'te bir destan yazıldı,
Ve yüce hakanın adı, tarihe kazındı.
Gökler hüzünlüydü, rüzgar soğuktu,
Meyhanede bile sansür, rakı suskun durur
Kadehler dinler sanki, masa tedirgin durur
Sarhoş olan ben miyim, yoksa bu meydan mı
Ayıkken doğru demek memlekette suç olur
Duvara asmışlar sözü, “yasaktır” levhası
Akşam iner Moda’ya
Deniz gülümser sessiz
İskelede beklerim
Kalbim sana emanet
Vapur yanaşır ağır
Ne Olur Gelme
Ne olur gelme,
yüreğimi yırtacak sesi
vücudumu sarsıyor zaten.
Bir adım daha atarsan
Ortaköy’de akşam iner
Deniz susar, içim dinler
Köprü ışık salmış suya
Gönlüm eski günleri anar
Simit bölünür ikiye
Ortaköy’de akşam iner
Deniz susar, içim dinler
Köprü ışık salmış suya
Gönlüm eski günleri anar
Simit bölünür ikiye




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!