Ortaköy’de akşam iner
Deniz susar, içim dinler
Köprü ışık salmış suya
Gönlüm eski günleri anar
Simit bölünür ikiye
Ortaköy’de akşam iner
Deniz susar, içim dinler
Köprü ışık salmış suya
Gönlüm eski günleri anar
Simit bölünür ikiye
Aşkı koyduk masaya biz
Rakı beyaz yüzler kara
Herkes dürüst bu masada
Hesap gelince susara
Sen “seviyorum” dedin
Rakı masasında herkes ermiş,
Bir kadehle Hak yoluna girmiş.
Gündüz kul hakkı yiyen adam
Gece vicdanla barışa girişmiş.
Bu yerler dar gelir şimdi yiğit adımlarına
Sükût çöktü vatanın en gürlü yarınlarına
Bir sancak düştü sanki göğün alnı üstünden
Hilâl ağlar gizlice dağların omuzlarına
Akşam çöker Selimiye’nin avlusuna,
Gölge uzar, sesler yavaşça susar.
Bir nöbetçi kalır gecenin içinde,
Bir de içinden konuşan hatıralar.
Taş duvarlar bilir gidenleri,
Selimiye Kışlası’nda
Gece ağırdır.
Sessizlik emir gibidir,
İtiraz edilmez.
Koridorlar uzar,
Sensiz odam nefes almaz, karanlık,
Duvarlarda yankı olur sessizlik.
Adın düşer gecelerden kalbime,
Her an biraz daha büyür eksiklik.
Saat durur, zaman küser bana hep,
Seni sevdim, eksik kaldın
Sözün vardı, tutamadın
Yanımdayken bile gittin
Arkana bile bakmadın
Doğruyu hep sonra dedin
Dûr u pâk isminle nûr oldu gönül mülküm benim,
Şevval’in rahmeti indi, açtı gülzâr-ı tenim.
Bir bakış bin mânâdır, sükûtun bahr-i derin,
Söz susar, akıl durur, nutka gelir kalb-i emin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!