Yürü gençlik, göğsünü ger,
Bayrağın altında umutla koş!
Her adımda tarih, her adımda iz,
Gelecek bizim, ışık bizde giz!
Gözler ufukta, yürek cesur,
Sadr-ı vatandır mekânı, sîne-i millet penâh
Hükm-i kaderle yürür, emrine râm-ı sipâh
Göğsünde mihr-i hilâl, alnında mîsâk-ı kan
Bir nazarı sedd-i belâ, bir adımı feth-güşâh
Aşılmazı aşan,
Yapılmaz deneni yapan,
Düşmanı ne olursa olsun
Kayıtsız şartsız ezip geçendir!
Dağlar önünde duramaz,
Yazıldı alnıma aşkın, silinmez ey kader
Ne çâre, hükmüne boyun eğermiş her beşer
Sevdim; günâhı bende, cevâbı yok o yârın
Bu suskunluk bile bir tokattır âşıka meğer
Gönlümün virânesin ma‘mûr eden yâr imiş
Bahtıma doğan güneş, geceyi boğan nâr imiş
Bir nigâhın kıldı bîhûş aklımı, sabrım kırık
Akl u fikrim târumâr, bu hâl bana âr imiş
Seher vaktinde gülşen oldu Üsküdâr ey yâr,
Boğazdan nur içer her dem bu dârü’l-iktidâr.
Salâlar iner gökten, minâreler duâ olur,
Zamân diz çöker eşiğinde, susar rûzigâr.
Vay ağabeylerim vay…
Dağ mı yıkıldı başıma,
Yoksa gök mü çöktü üstüme?
Bir kara haber geldi kapıma,
Ocak söndü, duman kesildi.
Göçtü bu gülzâr-ı fânîden bir asûmân yüzlü cân
Adı kaldı dillerde, rûhu erdi lâ-mekân
Asuman Saide idi, ismi gibi pâk-nijâd
Yerde yürürken melek, gökte anıldı bir nişân
Bir bayrak dalgalanır göğsümde,
Rüzgâr değil, dualar taşır onu.
Bir toprak uzanır ayaklarımın altına,
Sadece yer değil, yüzyılların yurdu.
Anamın sesi karışır duaya,
Ya Allah, kalbimde ışığınla parlarım,
Ey Rabbim, rahmetinle ruhumu sararım.
Ya Muhammed, senin yolunla her daim yürürüm,
İlahi aşkınla her karanlık gün aydınlanır içim.
Gözlerim ufukta, ellerim semaya açılır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!