1961 yılında Ankara'da doğdu. ilk ve orta öğrenimini Yozgat'ın Yerköy ilçesinde tamamladı. 1975'te Kuleli Askeri Lisesi'ne girdi, 1983 yılında Kara Harp Okulundan Topçu Teğmen rütbesi ile mezun oldu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin değişik makamlarında çeşitli zaman ve bölgelerde görev yaptı 2014 yılında emekliye ayrıldı
Deniz kokan sokakların sevdası
Rüyaların dokunuşuyla hırçın bir nehir gibi akan
Renkleriyle zamanı unutmuş bir aşk hikayesi gibi
Gölgelere inat ışığın koynunda dans eden
İnce telli narin güzelim
Seni adını bilmeden sevdim
Bir akşamın karanlık örtüsüne
Göz kırptı uzaklardan bir ışık
Ufka sarıldı ılık bir kızıl anı
Ve rüzgarın omuzunda yürüdü kalbim
Korkusuz bir menekşe gibi duruyordu geçmişim
Ama sevgili
Sen hep biraz nazlı, hep biraz aksi
Buralar seni bana anlatamadı
Yağmur yağdığında ıslanmaktan korkmazdım da
Senden gelecek bir vedadan hep ürperdim
Bazen gözardı edildiğini hissettim
Kordon'da akşamüstü kızıllığı çökünce
Çimler üzerinde bir gün batımı yalnızlığı yaşanır
Işıklar birden suda eriyen bal rengine dönüşür
Ve güneş'in son utancıdır amber
Hüzünle umut arası bir akşam
Mesele seni sevmek değil
Sevgini anlatmak ne zormuş annem
Hangi çiçekle anlatayım
Hangi denize benzeteyim seni
Bilemedim
Mevsimler bile yavan kalıyor yanında
Yokluğun,
Çocukluğumdan kalma bir yara
Büyüdükçe büyüyen
Varlığın ise,
Bir eylül sabahı
İncecik, duru
Akşamı anlatmaya kelimeler yetmez
Çünkü akşam
Her yerin karardığı vakit
Bir çocuğun elinden uçan balon
Bir kadının gözünden düşen ışık
Bir adamın sırtından kayan yük
Aşk dediğin nedir ki
Bir bakıştan öte bir sözden beri
Bir dokunuştan öte bir sözden ileri
Aşk dediğin nedir ki
Bir yürekten öte bir gözden beri
Kim demiş aşkın ilkbaharı olur diye
Yaprak dökeriz bazen
Köpük köpük öfkelere bulanan ses
Bir kasırganın savurduğu geceye dönüşür
Sonra aynı gövdenin yorgun nefesi gibi
İki çınar misali
Evet
Aşk da zamansızdır
Mevsim tanımaz
Bir temmuz ortasında
Düşer yüreğine kar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!