Ne telefon açtın, ne cevap verdin
Ne bana gel dedin, ne de sen geldin
Ben ısrar ettikçe “istemem” dedin
Bu aşk bir kalemde silinmez gülüm
Yaratan şahittir, bir tek o bildi
Kaç defa ah ettim, yüzüm çevirdim
Yine de gün saydım, yıllar devirdim
Bir ömrü tükettim sona getirdim
Sende güzel bir gün görmedim şehir
Soğuğa alıştım kar-buz demedim
Kalbime sözüm geçmedi diye
Böyle yaralayan kelam olmaz ki
Özledim yar seni aradım diye
Kalbimi kıracak nida olmaz ki
Muhtacım sesine bir alo çok mu?
Bahçeler bezendi, güller selamda
Hüznün ile safa geldin sevgili
Lale boynun bükmüş, sümbül perişan
Dert yüküyle safa geldin sevgili
Yol gözledi çiğdem gibi her biri
Bu dağlar senindi, bu ova senin
Ne adın duyulur, ne de eserin
Ancak yokken bildik, senin değerin
Gözümüz yol bekler, gelen olmadı
Duyduk k; yağarsın uzağa, garba
Baharım olmadı kışım olmadı
Seninle tatlı bir düşüm olmadı
Tadı damağımda aşım olmadı
Tuttun her günümü zar ettin felek
Bir garip oyundur, garip terazi
Ben sana küskünüm zaten ezeli
Usulca yanıma sokulma gurbet
Senin dostluğunu istemedim ki,
Aklıma fikrime takılma gurbet
Var mı seni seven, kim senden razı?
Ecri; soğuktur diye alnımıza yazılmış
Üstü nurdan bir nakış, kâinata kazılmış
Her şeyde derin sükût, dal oynamaz soğukta
Bir yumurta sırtıdır, görünen dağ uzakta
Her gece ruhumu okşayan bir el
Gerçek midir, yoksa hayalde midir?
Beni Mecnun eden bu zalim güzel
Bilmem bana karşı bigane midir
Dostluğun en sonsuz sıcaklığını
Bu gözlerdir, beni etti biçare
Bu gözlerdir, açtı kalbime yara
Bu gözlerdir, saldı hep intizara
Sitem edip yaralamak reva mı?
Bu bakış ki, ondan etmem şikâyet




-
Bedir Arutay
Tüm YorumlarMüzahir hocamız Ağrı İbrahim Çeçen üniversitesinin en değerli hocasıdır...şiirlerinde sevgi aşk ayrılık ve hasreti sade ve etkileyici anlatıyor ki şiirlerini okuduğumuzda kendimizi sanki o anı yaşıyormuş hissine kapılıyoruz..