Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

Göğüslerinin altında ağlıyor,
yüreğim,
göz yaşlarım dizlerime düşüyor,
damla, damla…

Diz çökmüş bedenim sevgiye,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bu şehrin gecesini hiç sevmedim ben. Çoğu zaman da gündüzünü… Sen yoksun, sokaklar karanlık, baş edilmez bir telaş bende, ruhumda bir sahipsizlik…

Olmayasıya düşler bende, karşılıklı tartıştığım tüm sözler, tutarsız anlamda bir birine ters ve yığılmış düşler art arda, peşi sıra ben düşüncelerimde çoğunlukla kendime kızgın ve tutarsız hislerle geceye yürüyorum… Oysa gece beni içine çekiyor, tutarsız düşüncelerimde oynak hislerle yürüyorum geceye belki de öfkelendiğim sana doğru.

Hayatım bu çoğul düşüncelerim öfke içinde sadece düşlediğim benlik yıkıklığı kendime?

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Sessizliğinin ötesidir beni boğulmalara atan…
Ve
Sensizliktir yaşamın diğer tarafı ki, ıstırap, huzursuzluk, gözyaşı ve öfkelerle, pişmanlıklarla tarif edilen bir gelecek…
Aslında kısaca tarifi yaşamı zor nefesler alarak yaşamak… Denir ya buna ötesizlik, işte yaşamın içinde kalmak belki de var güçle savaş demekti…

Hınç olmalıydı, hayatından biraz durgun, biraz dingin, biraz canlı, biraz ölü olamazdı…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Yokluğunun olduğu zamanları yaşıyorum, artık, pek fazla hüzünlenmiyorum...
Bir amacım vardı, yaşamın içinde sevgiye karşı sadakatle doğrularda kalarak, inatla kararlarımda kalma nefesleri alarak geçmişin ve de geleceğin ardında doğrularda kalarak savunacaktım adaletle yaşamı…

Sadakat, doğruda sadakat yaşamam ve yaşam içindeki sevgiye sadakatli, en çok inandığım ve güvendiğim olgu…

Sevgide sadakat ile nefes almak…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Gittiklerin arkana baktıklarındı, uzakların tüm hasretlerini içinde biriktirip ağlama zamanları yarattın kendine…
Sevginin güçlü kahramanları birbirleri için ölmeyi göze almış iken bir birleri için ayrı ayrı kentlerde nefes aldılar. Bir birlerini rüyalarında ve de düşüncelerinde yıllar yılı taşıdılar. Kelimeler ve cümlelere, birbirlerinde yıllarca yaşadılar…

Çoğu zaman ağladı biri diğeri için, çoğu zaman yaşanmışlıkları içlerinde gizlilerinde taşıdılar. Öfkelendiler, ağladılar, ağlarken hıçkırıkları ile bir anda, bir anıya dönüştü gülmeleri, çoğu zaman gülmelerine göz yaşı bulaştı, çene kemiklerinden aktı gözlerinden düşeler…

Kızdılar, kırıldılar birbirlerine, çoğu zaman sessiz seslerle hıçkırıkları ile “ben de sevdim” diyebildiler…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Geçen bunca zamanın ardına sığınan görüntünle, tüm bakışlarımdan saklanan sadece hissettiğim yerdesin…

Biliyorum yine sesin o buğulu ses ve benim düşlediğim tüm görüntülerinin dışında farkındasızlıkla dolaştığım o kumsalın az ilerisinde, denizin son dalgasında adımladığım sahilin belki de çok yakınında, körfezin beri tarafında, adımladığım sahildeki martıların kanat çırpışlarının farkında bile değilsindir…

Bense acılanmaların sonuna doğru nefes almalarımın aksayan kısımlarında bile belki de beni hiç düşlemedin, düşlesen bile sana olan kırgınlığım artık telafi edilemeyecek boyutta iken seni sevmenin gerçeksizliğinde kayboluyor siluetim…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Ürküten bir boşluk hissi bu, dağınık zaman içi…
Ve dibi görünmeyen bir derinlik hissi bu… Akarsuyun üzerindeki tahta köprü üzerinde yürümek…

Sadece salınımlarla korkunun üstünlüğü bu, tam derinden, en derinden ve en yüksekten bakıştaki dip korkusu…
Sadece boşluk ve sessizlik, sadece geçmişin tüm anılarının korkuya yapışarak, bedende bıraktığı korku titremeleri ve yalnızlık ve kaybediş, kayboluş korkuları geriye dönük pişmanlıkların köprü üzerinde bedene yapışması ile yorgunluğun tüm sarsmaları ile uyku ile uyumamak arasındaki şaşkınlık pişmanlığı ile yalnızlaşma hislerinin hepsinin bir arada yoğunlukla bedene yapışması…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Yaşanması zor günlerdi aslında. Başlı başına kolona korkuları ile yaşanması zor zamanları geçiştirmişken,
aslında o kararmış korona zamanlarında yaşam savaşı verir iken, sevgi adına kendi kendime yüzlerce cümleleri mırıldanırken, sevgi adına yaşamdan bir şeyler vardı nefes alma sebebim oldukça güçlü yapılara sahipliğimle yalnızlaşma anlarından inandığım cümleler ile yaşama tutunma şansını yaşamışken, arda kalan sevgi adına ezberlenmiş cümleleri tekrar ediyordum.

Oysa durmayasıya tekrar ettiğim cümlelerdi yaşam gücüne sahip olmak oldukça önemli nefeslerle zamana meydan ediyordum sanki.

oysa sevgi ve sevgi adına bedensel güç ile kendi kendime mırıldanırken, yaşamın varlığı oldukça etken nefeslere hükmediyordum.

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Aslında azat edilmiş bir yaşamın boşluktaki sesleriydi bu kargaşalı nefes almalar...
Karmakarışık hislerle, karmakarışık düşünceler ve de hissedişlerimle sanki her an aldığım nefesle berabersin vakitli vakitsiz zamanlarda…

Sanki hayatımda başka hatırlanacak zaman yokmuş gibi, çoğu öfkeli anlarımda, bazen kendimi mutlu ve huzurlu hissettiğim zamanlarda, çoğu da seninle konuştuklarımızdan bir kısmını veya benim çaresizliklerime çözüm arayışınla, sana nefretimi yüreğimin bütününde hissettiğim anlarda aklıma düşüyorsun…

Karanlıktı, gece boyu üzerinde kayarcasına son hızla ulaşma yerimizin hedefi olmadan, sadece aracın fısıldayan motor sesi ile hedefi olmayan bir yolculuktu gün ışığını düşünmeden nefes aldığımız yollar…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Başımı döndürmüştü bugün özlem, sanki her şey terse dönmüştü, Güneş batıdan ilk ışığını veriyordu, eski doğum yeri ise doğuydu. ışıklarını silmek için geç olmuştu artık doğuş zamanı yönelmişti doğuya, kendime sordum, özlemin nirengi noktası değişse, önce başını ne yöne çevirsin dediğim anda doğuya dedim oysa güneş batmıştı bile özlemse içimdeki yanış alevini uzatmıştı doğuya doğru.

Kaç özlem bağı bu içimde közleşip küllenme zamanlarını saklayıp, olur olmaz zamanlarda ışıklarını salıyor özlemime doğru.
Şaşkınlık bu ya hangi tulumbadan su içecektim, sevginin doğusu ile batısı arasındaki bağ neydi, şimdi ben ne tarafa baksam ki her yönü özlem, her anım içimdeki kor alevi ile doluşmuş nefes almalar, ben şimdi adımımı nereye atsam ki sabah olsun?

Sağırlaşmış düşünceler sonrası bu şaşkınlık içine gizlice özlemi saklayan, kendime sorgusuz sanki yüreğimi avucumda taşıyorum. Garip bir özlem kavuşması bu, el ve yürek buluşması sanki sevginin eli avuçlarımda, sanki sevginin yüreği bu kendi ritminde, sadece özledim diye bağırsam kim nerede ki duyacak.

Devamını Oku