Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

Yaşam içinde kendi kendimizi sorgularken, şaşılacak derecede bir boşluktu önüme çıkan…
Koca bir yaz ve koskoca bir yıl geçti, geçen yazdan bu yana.
Sahiplenemediğim düşler sonucu yaşamdaki yerimi hâlâ belirginleştiremedim.

Her adımın ardı geçmişe dayanan bir boşluk ve kuyu…
Kendi kendime hesaplaşmalarım bitmedi ve kendimi sorgulamalarım nihayet bulmadı...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Sen yazılmamış cümlelerle, akla gelmemiş sevgi sözcükleri savurtuyorsun yüreğimden, boş verilememiş sevda yankılarını, hapsolduğu yürekten, sen küllenmiş sevda haykırışlarını
savurtuyorsun ansızın, o huzur sesinle, ah bir kez seni seviyorum diyebilsem, o kurşun işlemez kulak diplerine...

Boş verilemeyecek sevdaların obruk çukurlarından haykırmak istiyorum sana, derinden gelen tok seslerle, seni sevmekle geçsin diyorum, durdurmasını bilemediğim zaman...

Sar sarmala, sevemeze sargılanmış yara diplerimden akanları sevme örtüsü ile örterek...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bu, karmaşa bu…
Gecenin koynunda bu kaybolan kendi gölgene basma çabası... Gecenin tüm sesleri ortada dolaşan bir gölgenin üzerinde...
Kayganlaşan düşüncelerle gece boyu seni gölgeliklerde arama cabası ve her karanlık sokaktan başında atkın, hemen çıkacakmış hissine kapılan düşüncelerim bir karanlık karmaşası savaşı içinde...

Ve sen rüyalarımın bazen huzuru, bazen de bedenimden ter söktüren sevgili, her anın, her anımla örtüşecek sanırken, soğuk terlerin ürpertisi içinde olan bu bedenimle artık ne senden yana, ne de kendimden yana, tesellileri düşünüyorum...
Sen sevgili, sen ki, yeni yetmeliğimin kahramanı, düşü ve heyecanı. Şimdilere kâbuslarımla sanki köşe başında bekler bulacak mışım gibi, beklentideydi düşüncelerim...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Hayatımızı peşi sıra koşturan, yol haritalarında ucu bucağı hep birbirine bağlanan yollardaki umutlarımız ve kaybolmuşluğumuzla oyun oynadığımız geciken zamanlar sevdası bu…

Belki hiç tutamadık, belki de hep avucumuzdaydı, anlayamadık hafifliğini. Ağırlığını fark ettiğimizde de, ADINI ATEŞLERE, ALEVLERE YAZDIK.

ALEVLERLE YÜREĞİMİZE YAZDIK YOK OLUNMUŞ, İÇİNDE YOK OLDUĞUMUZ SEVGİYİ…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Aslında fark etmedik kırlangıç zamanlarını, içimize gömülmüştü düşlerle. Önümüzdeki setleri aşma telaşı sardı başımızı.
Kim bilir kaç mevsim geçti fark bile etmedik.
Aslında kırlangıç mevsimi kendinle çoğalma zamanlarıydı. Düşüncede hür olma zamanlarıydı. Bir kanat sallamayla umuda koşma zamanlarıydı.
Sevilme zamanlarıydı geç kaldığımız sevmede. Yılları düşlerken ele ele olacağımız zamanlar için. Oysa dağıldık, tarlalara tohum atılırcasına ve yorulduk düşlerin yaşama sevdasından.

Bu günlere sarkan sadece beyin diplerimize sızan düş yorgunlukları idi... Oysa gözlerimizin bakışları hasret yollarındaydı...

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Hayatımızı sürdürmek içindi verdiğimiz alın terleri, yıllarımızı hesapsızca harcarken acımasızlıklara, varmış yokmuş yaşam derken boş vermişlikle, sadece yorgun düşerdik yattığımız yere yüz üstü ayaz yemiş bedenimizle…

Hâlâ yorgun düşler peşinde koşuyoruz acıyan içimizdeki yaralarımızla, çoğu kez kabus düşlerimizde yağmalatırdık sancılarımızı aç yürekli acımasız yaşama, çoğu kez baş kaldırdığımız yüreğimizdeki kimsesizlikle verdiğimiz uğraşta, kayıplıklara atardık kendimizi sessizce can çekişmeye, sormadın, belki de son zamanlarda sormak istemedin yüreğimdeki acıların sebebini, kayıp bir düş yorgunuydum aslında sadece benliğinde kaybolmuş, acınası bir halde yaşamda koşuşturan.

Kimdin sen ki bu kadar kinle üstüme gelen, can alıcı bir uğraşın içinde olmanın sebebi neydi, kimeydi bu zulmün, kimeydi bu güç denemen, sahipsiz bir ruh haliyle dolanırken nedendi bu acımasızca gırtlağıma basman, nedendi bu çamur içinde bıraktığın bedenime kinin, hoyrat bir yaz sabahından başlayıp, yorgun kış gecelerinde sabahlayan uykusuz bedenime zulmünün sebebi neydi, neydi hayatı bana bu kadar zorlaştırıp bir köşeye çekilip karnını zevkle kaşıman…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Gün karası bir yalnızlığa dalış bu fikir sapmaları…
Dünleri, nasıl yaşamak istiyorduk, pişman olmadan?
Veya bu günü nasıl yaşayacaktık, hiç pişmanlıksız?
Veya yarınları yaşamak için o yaşamın içinde dolu dolu olmak huzurlu veya iç huzurlu olmak için neleri yaşamamak istiyorduk… Aslında korkuyorduk bedenimizde yaşamın ter döküntülerinden… Oysa yaşam umutlarım ızdan vazgeçerek yaşamak daha zordu. Sadece kendi kendimize yetikli olmak, ucundan tutunduğumuz yaşamdan düşme korkusuydu aslında bendeki sen varlığın sevgili…

Dünlerin acılarından silkinip, yarınların umuduna sığınmak değilmiydi yaşamın tek kuralı…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Sana ne anlatmalıyım artık…
Sen gittikten sonra, havaların çok ısındığını mı ve benim bu ıslak sıcaklıkta, üşüdüğümü, bunu mu duymak istiyorsun benden?

Ne anlatacaktım ki sana? Darmadağın olmuş nedensiz düşüncelerim, hüsrana dönmüş bakışlarım, acemice acıları yaşayan bir yüreğin çöküşünü mü, tozu dumana karıştıran ayak topuklarımın, yürüyüşler sonunda, Karides kızarıklığı ile, sızlayışlarından mı bahsedecektim?
Hiç sevinme, veya üzülme halime. Her yorgun savaşçının, son bir gayretle veya, zafer belirtisi gibi sağ kaldığının sevinciyle, kılıcını yere çakışını mı tarif edeyim? Boş ver bunları, herkes acıda payına düşeni yaşadığı gibi, tozlu yollarda genzine kaçan kum zerrecikleriyle, öksürmekle, boğulmak arasında ki, bir tıkanıklıktan mı bahsedeyim, boğazında düğümlenen bir yumrudan mı?

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Bazen sessizlik sonrası öyle bir gürültü kopar ki yüreğimden, kıvrılır kalır an ve an kendi kendine konuşmalar sorasıdır aslında düşleri darmadağın yapan, oysa sevgi kırıkları dağılır tüm bedenin cidarlarına .

Oysa yalnızlığın düşleri yığılır düşünce gİrdapların ile oysa tek şey vardır değişmeyen, an ve an sevgi dolaşımları.

Bedensel titreyişlerdir aslında kendinden korkarak nefes aldığın, anlatılamayan aslında sevgi bütünleridir kendi yalnızlığına dolanan..
Mustafa yılmaz

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Kendine has gülüşüydü onun, bendeki yerini perçinleyen veya ömrüme uzayacak o gülüşüyle, efsaneleşmiş veya kendine göre önem kazanmış bir yaşamın sonuçtaki kesimindeydi sevgiye dahil hükümlerin oluşması.
Ve acının tarifinin yaşamayarak öğrenilmesine bağlı bilinç dışı kararlarla kendi kendimdeki gücü zamana yayarak yalnızlaştırmaya bağlı sonuçlardı çoğu zaman çaresiz anlar yaşayarak kendime hükümsüz kararlar alarak yaşamıma rastgele anlarla garipsenebilecek kararlarla zorlaşan yaşamımdı.

Belki de sevme duygusunun kendine has yoğunluğu ile sevgiye bağımlı zamanları yaşamamın ansızın veya farkındasızlıkla kendi hayatımı zorlaştırarak nefes alma mecburiyetinin zorluğunun oluşması biraz da hareketlerimdeki imkansızları zorlaştırıyor oluşumdu yaşamımda yön değişikliği yapmam.

Çok sevmenin çaresizliklerle baş etme zorluklarıydı belki de sebepsiz yaşam bozukluklarım.

Devamını Oku