Mustafa Yılmaz 4 Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Yılmaz 4

Gözlerini kısıp,
dişlerini sıkarken,
burun deliklerinden fışkıran kızgın nefesin ardından,
kısık sesle haykırır gibi,
sadece, vay be hayat der insan bazen…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Atilla ustaya, Oğuzcan’a, İleri’ ye, Baki’ye, bakıyorum,
hep acı sevgi, hep sonsuz aşklar
ve kalem diplerinden,
keşke ben seni daha çok sevseydime
ve de sevmeye doysaydıma çıkıyor yazdıkları.

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Korkardık geceleri, erimiş gözyaşlarım düşerdi yastık çarşafına…
Gözlerine dalıp dalıp giderdi gözbebeklerim…
Ağlardım kimse bilmezdi içimdeki yangınları. Biz ağlardık saklardık birbirimizden seslerimizi.
Geceler ulaşırken sabaha ben saçlarından gelen kokuyu nefeslerdim içe içe…
Oysa adında gizliydi gecenin nemi. Oysa adınla geçerdi sayıklamalarım sabaha ulaşırken.
Hüzündü içinde kaybolduğumuz geceler. Hüzündü sesimizin sonuna yapışan kısıklık…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Kırılgan ışık demetlerinin yüzümde dağılması gibi gölgeli bakışlarımın ardında kalan umutlarımın tek tek gömülmesiydi sevgideki parçalanışım…
Kırılgan ışık demetleri ve kırılgan umutlar hepsi gözlerde dağılıyor ince bir acı izi bırakıyordu yüreğimde.
Çocuk bakışlarım,
çocuksu düşüncelerim,
umutsuz isteklerin,
bir bakışa hasret gözlerim,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Darmadağındı yollardaki halimiz,
ruhumuz parça, parçaydı.
Kimsesizliğimiz,
yaz güneşine hasret, toprak örtüsü gibiydi.

San’ki,

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Karanlıklar, gözün alabildiğine uzadığı düşüncelerin belki de farkındasızlıkla olabildiğince deldiği uzaklardaki bir ışık arayışı ile tüm geçmişi, an be an, göz önlerine getirerek tüm benliğimizin içinde kaybolduğu belirsizliklerle, arayışlara dolgun gözlerle, akıp gittiğimiz belki de sonsuzluğa yakın uzaklıklar…

Affedilemez hataların art arda dizildiği geçmişin uzak köprüsü karanlıklar…
Geçmişte kalan beyin altı olarak ruh doyumsuzluğumuzdaki arayışların sanki yıldız kaymasına yapışan sessizliklerle pişmanlıklarımızla, hatalarımızla, sevinçlerimizle, kol kola horon tepmek istediğimiz imkânsızlıklarımızın sıralandığı erişilmez uzaklıklar, karanlıklar…

Ömür dediğimiz yaşanmışlıklarımızın göz önüne dizilen karelerinde mutluluk arayışlarımızın kaybolduğu derinliklerdi belki de karanlıklarda kayboluşlarımız…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Geçmişin bu…
İsteğin cevabıdır ve düşün… Haksız yere üzdüğün sevgiyi…
Sevgi haksızlarla top oynamaz gülemez… Güldüremez…
Sen hangi gülensin bir bak bakalım… Sevgi ağlatanları hiç sevmez…
Bu sensen… Bu bensem…
Hiç gülmeyelim ha ne dersin cesaretin var mı ben gülenim demeye dersiniz ama sonuç gülende ortaya çıkacak…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Kendini yerden yere atan,
titreyen,
hayata tutunmak için can çekişen, bir balık bu…
Oysa,

biraz sonra yenileceğini bilme hakkı bile olmayan, bir canlıydı…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

Severek yaşamak, sevilerek yaşamak ve ardından ihanet zincirleri ile sırtımızın yaralar içinde kaldığı, kanımızın donduğu, ağlamak sütunları ile ezildiğimiz bir bensizlik çamuru…
Kaybettiğimiz benlikler acılar içinde yıkanırken, ıslak gözlerle baktığımız aynadaki hasret bakışlarımızdaki göz bebeklerimizdi…

Kimlere acındık,
kimlerle acılandık,
her acılanmanın üzerimize gelen okları nerelerimizde yaralar açmadı…

Devamını Oku
Mustafa Yılmaz 4

O çocuksu heyecanları, sayfaların başlarında bıraktım… Sana değil kendime kızamıyorum… Eh işte ne olacak ki yaşıyorum…
Zift kokuyor avuçlarım…
Ve
hayat zorlamalarla biraz daha zor gidiyor…
Damla damla üstüme hüzünlerle de bir bulanıklık ve sen…
Ve kahrederim geçmişime, senli olan yaşamımın kısmına… Unutulmaz sevdalar özlemiş olsam da ki, kim var olacak, varlığımı yanında yok saydığım sevgili… Ruhumun zincirleri senin elindeydi… Dört duvar arasına sıkışmış bir ben bıraktın…

Devamını Oku