Yorgundu geceler, yorgunduk biz,
rüzgârın uğultusu camlarda çırpınırdı.
Kuş bakışı bakardık elleri ceplerinde,
yorgun insanların, gündoğumunda koşuşmalarına,
Sabahın ilk ışıkları camlardan düşünce odaya,
Hüzünlerin zindanındayım yine;
güneş ışığına hasret, sana hasret.
ovaları, bozkırları özlüyorum,
bir de seni ve de sesini.
Badem çiçeklerinin kokusunu,
İnsanın sevgisi, gözlerinden, sevdiğinin gözlerinin dibi dibine akıp gitmeli...
Değmeyene değer vermekten başka hiç bir şey değil bu yazı…
Biz seninle el tutuşurken bile bütün ışıkları karartırdık, güneşin önüne bile perde takardık…
Biz birbirimize yeten ışıklardık…
Göz göze gelmek bile tüm ışıklarımızı içine alırdı…
Sen ölüme ağlanır mı derdin, bense ölümü yazmam derdim, oysa şimdi ölmemiş birinin, değmeyenin arkasından, ağlıyorum…
Ben gidiyorum diyorsun...
Kalıyorum...
Bakakalıyorum...
ŞİMDİ SEVGİDE ACIYLA AĞLAMA ZAMANI…
Yalnızımsı bir yaşam bu,
yalnızımsı bir adamlık bu,
her şey bir adım önde,
her yaşam bir adım geride.
Sansürlü adamdı gözlerini kapattığında...
Yüreğim,
senin yanında çarpmak istiyor...
Sahiplenme sevdasıydı yüreğimi kazıyan acılar
Ne o zehir’i içebildim,
ne de sana verebildim.
Kahrolası yetimlik korkusu,
alevden çember içine soktu ruhumu…
Bir gece doğuyor bu akşam,
Bir uğultu doluşuyor beynimin kıvrımlarıma,
damla damla birikiyor içinde.
Rüzgârın uğultusundan ziyade,
kayboluş korkusu bu karanlıkta.
Yokluklar diyarı bu sevginin gölgesi,
ve yangınların ardı bu, kalan kurumuş bedenler,
Koca adam kocaman bir aşk yaşadı…
Koca adam kocaman bir aşk yaşattı…
Öyle büyüdüler ki aşkta…
Altında kalıp ezildiler…
Doya doya bir bulut var,
doldura doldura bir bulut, gözlerimde…
Bu ben gibi…
Bir karaltı, bir yağmur, bir sağanak…
Nerede, ne zaman, düşecek toprağa?
Düşse filizler yeşerecek, tufan olsa, âfet…




-
Gülşen Öncel Bostancı
-
Fikri Küçükukur
-
Mustafa Yılmaz
Tüm Yorumlarçok çok güzeldi yine...
Duygular içten ve samimi,duygular yüreğin derinliklerinden süzülüp gelmiş ve özenle serpiştirilmiş mısralara..Beğeniyle okudum,kaleminizi kutluyorum..
m