Dalganın üstüne dümeni kırıp
Koyu ufuklara dalıp gitmişler
Bayrağın üstüne rotayı yazıp
Azgın sularda sır olup gitmişler.
Kimseler kalmamış dosttan,ağyardan
Güneşe bir perde çekip gitmişler
Birkaç çaput sarkıyordu duvardan
Döktüğüm dil bir işe yaramadı
Her zamanki gibi yan çizip gitti
Ya anlatamadım ya anlamadı
Neden dinlemez anlamadım gitti.
Ne çabuk elini çektin dünyadan
Bizleri bırakıp nereye gittin
Nasıl yok oluyor bir anda insan
Zamansız mekana kahredip gittin.
Kederlere bıraktın yoldaşını
her gün senin için nöbet tuttum
çünkü hayatın sevinçlerini
ve acılarını ben taşıdım
sen kokarsın diye
çiçeklere dokundum, kokladım
kalbinin yarısı sende, yarısı orda
dedi doktor
durma git dedi
hür dağlarına git
kurtul bu şehrin gürültüsünden
sen neden burdasın dedim
Ben onu görmeye gittim,
Aşkın öbür ucuna
Tropikal ağaçlarının altında oturduk
Lezzet ışığına kadar
Tutkunun sessizliğini içtik.
Sanmaki sönmez aşkın ateşi
Cicim ayları bir geçsinde gör
Yar kıymeti bilmiyorsa kişi
sen birde ipin ucu kaçınca gör.
Ağaçların mevsiminden geliyorum
Renklerin soyundan
Baldan tatlı su kadar azizdi lezzetler
Yol boyunca fısıldayan rintlikler
Yeşil düşlerin uçuşunu gördüm.
Dost hanesinde uğradım bugün
Kimseler yoktu geriye döndüm
Nerde o eski muhabbet düğün
Gazeller bir bir düşerken gördüm.
Bunca hatıra, bunca anılar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!