Hayatı çantada keklik sanmıştım
Meğerse çileli, azaplı yolmuş
Onu yaşamakla bitmez sanmıştım
Zaman denilenin değeri yokmuş.
En çokta suçu kendimde aradım
Filozofun çırağı
Hacmini ölçerek gördüm nesneyi
Her olgu kendine temah
Oligarşik kütlelerin baskısı mah
Varsayımlar bükülerek trent
Yaz gelip geçecek sarı tonlarıyla
Gölgesinide alıp gidecek bizden
Savrulacak ömrümüzün kıyısına
Renklerini bir bir alacak bizden.
Her şafak hırsız ve arsıdır artık
Gecenin merhametine sığınıyorum
Biliyorum yine saracak
Çıkışlar, inişler yaşayacağım
Düşüncelerim duvara çarpıp geri dönecek
Bir devası olmayacak bağrındaki yaraya
Her zamanki gibi varsayımlara dönüşecek
Gecenin ortasında uyanıp sersem,sersem
Neydi bu garip şey benliğimi saran
Tanımsız bir ses gibiydi geçmişten kalan
Sanki başka bir şeydi kabuslarda bulunan
Bak yine gün tükendi karanlık çöktü
Çekildi evine uykuda niceler
Gözümü yummadan yine şafak söktü
Beni benden alır kasvetli geceler.
Belki hayata yeniden başlamalı
Canıma tak etti artık bu şehir
Köyüme varıpta oh diyemedim
Her günüm ızdırap,her günüm zehir
Ağladım mı, güldüm mü bilemedim.
Bu gün yarın hayel ettim varmayı
Gece birden sonra ikiye takıldım
Onun uykusu geldi gitti
Sonra üç geldi salına, salına
Oda sızdı sarhoş mu ne.
Baktım dört ortalıkta yoktu
Gözlerim ufkunda ıssız diyarlar
Zümrüt tepelerde bülbüller öter
Yalçın kayalarda saklı yuvalar
Kartallar bağrımı dağlarda geçer.
Engin yücesinde mest eder dağlar
Uzağın yakından en bariz farkı
Yakın dediklerin uzağa düşer
Öyle uzakta, öyle canlar var ki
Kendi olmasada aklından geçer.
Kaybetmek kolay, kazanmak ise zor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!