Şu dağlara şiir yazdım
Rüzgar esti sildi gitti
Postacıdan mektup aldım
Hür kuş geldi aldı gitti.
Arı gördüm çiçeklerde
Ey çağın ıstırabı, ey kalpte anlamsızlık yılgısı
Bir yığın fetişist, bir serüven-materyalizm oyunu
İnsanlık yorgun, gözlerde trajedinin yas rengi
Persona bir maske olmuş, imgeler sahte parlak
Zira yaşam, köhneleşmiş bir yaratılış mitosundan kalan
Dün mazisi olan sokaklardan geçtim
Kimseler kalmamış beni hatırlayan
Taş blokları istemeyerek seyrettim
Hiçbir şey yok beni buraya bağlayan.
Şu köşede bakkal mehmet amca vardı
Dinliyorum seslerin varlığını
Çözerim sanıyordum anlamını
nerdedir nasıldır kimbilebilir
Bulanı hiç görmedim kabolanı.
Bir saniye bile değil bakışım
Sen gittiğinden beri figan var kalb-i zârımda,
Ne bir ışık ne bir neş'e, hazan var gül-bahârımda,
Felek zâlim çıkar, bilmez nedir aşk, ne de hasrettir,
Gözümden yaş akar ırmak, gönül çâresiz ârımda.
Ol cemâlin şevki cânân, eylemiş bu derdi câna
Aynalarda gözüm yok Meftun olmuşum
Ne bir ışık ne bir neşe hazandayım
Benliğimden soyutlanmış varlığım
Ne güneş doğuşu ne batışı umurumda
Yeryüzü tamaşa mevsimi bahar
Ilgaz dağı benek, benek kar şimdi
Karlar erir coşkun akar ırmaklar
Çiçekler naz türlü, türlü renk şimdi.
Gözde uzaklık, gönülde yakınlık
Uzakta kaldı
Bir fotoğrafın kenarında sararıp solmuş
bir çocuk gülüşü gibi içime sinmiş
Toprağın kokusu hâlâ burnumda.
Memleketim…
Köle ruhlu değilimdir aslında
Ölümcül bir varlık her an çekiyor
Titriyorum uçurum kıyısında
Şimdi yüreğim heyula doluyor.
Girdaplardan göklere yükselenler
men diyarında bir arpa boyu yol gittim
varsayımlar uçsuzluğunu kadar
hacmi ölçüşmeyen bulgular did kuvvetinde ve mensuh
her evren yeni bir evren doğuruyordu
empati krallığı yeni evreler spekülatif materyal




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!