ey dalgın şair, artık kendin için üzül
başkalarını dert ettiğin yeter
onca zaman seni bir anlayan olmadı
bundan sonrada olmayacak
zaten kim sana değer veriyor ki
seni kim dinler, kim sevebilir ki
Zamanla kayboldu renkler, desenler
Ölümden farkı yok artık uykunun
Sevinçler azalır sarar kederler
Neye benzeyecek bilinmez sonun.
Bitmez tasamız, kapanmaz yaramız
Niçin
Niçin öldün arkadaşım
Ne yaparım şimdi ben
Telefonda yoksun meşgulde değil
Yalnızca fotoğraflardayız.
Arkamda bırakmışım koskoca ömrü
Günleri aylara dizdimde geldim
Peşimi bırakmadı bir kısır döngü
Geceleri, gündüze kattımda geldim.
Giderken böylemiydi toydu ağaçlar
Sen beni kalbine sor
Hiç yalan söylemez o
Bir anlasan çok mu zor
Yalan nedir bilmez o.
Kalpten dile gelmeyen
Arada bir ruhumla konuşuruz
O beni dinler, ben onu anlarım
Bazen kaybolur günlerce gelmez
Gök gürler, yağmur çiseler beklerim
Sabrederim' bir bildiği vardır derim
İyilerin içinde en kötüsü bendim
Kötüler içinde en iyiside bendim
Kendimi sorguladım uzun zaman önce
Benden bir halt olmayacağını öğrendim.
Hatalarımı döktüm kurtuluşum olsun
O gün bu gün hiç bir yerde
Rastlamadım bulamadım
Rüyam oldu her gecede
Bir sesini duyamadım.
Kimseler bilmez senin gelişini
Ötelerde dolaşır da umut
Çalıp kapısını tanıtsan kendini
Sorardım karşısında durup
Nasıl bir rüyasın sen? değiştirdin yerimi.
yamacın dibinde yemyeşil çayırlık
Şurada bir bahçe, ötede elma ağaçları, daha ötede cevizler
Kavaklar dere boyunca
Ve keçiler tırmandığı kayabaşı
Ya bir çitlembiğe ya bir andıza dağılmışlar
Seslenir ali
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!