Yar...
Her ne hikmetse
Sinemde suskun duran melal figan edince
Gönül durmuyor, dil susuyor, dimağ işaret ediyor
Hissiyat harekete geçiyor, düşünceler bir bir uygun vakitlerde dile geliyor
Sanki nefes artık vakti saatini bekliyor, ruhum sessizliğin nezaretinde onu takip ediyor
Yalnız
Kuytu köşemde
Sensiz solarken solumak
Manadan
Dem almak mazi okumak
Yar...
Şirke karşı durmazsan
İtikadına muhakeme ederek inanmazsan
Her canın arınmamış fikirlerine itibar edip, kanarsan
Her işaret edilen yolu sıratı müstakime çıkar diye avunursan
Bidat ve hurafeler içinde ruhunu ve zihnini bulandırır, sonra kararırsan
!
Haberin var mı ah bir bilsem
Yalnızlığın sancısıyla, hasretin acısıyla savrulduğumu
Katrenin umut olduğu, sine-i melalimde hazanın solgunluğu ağlatırken
Titreten
bir hicran sinemde
Hüzün vadisinin sessizce
zerkeden haşyet nidasında
Ne kadar...
Sessiz ve kimsesiz bakıyordu
Sanki ihmal edilmiş nice hikayeleri aralıyordu
Anlamak, duymak, hissetmek ve düşünmek için yokluyordu
Kalbi hassasiyet ve insani haslet hangi seviyedeydi, hiç bilmiyordu
Saklı endişeleri vardı, tedirgin bir haleti ruhiye ye sahipti, mahzun duruyordu
Seyrine dalımıştım hazanın solgun çehresini
Ruhumun hicran busesinden tebarüz eden lehçesini, kalbimin arayış için cehdini
Yıllardır içimi sızlatan hasreti, sükut etmiş muhabbeti, sinemi burkan hissizliğimi
Ne yapmalıydım, kör kuyularamı ümit bağlamalıydım, hal içinde kaybolmalıydım
Yar… Her şey mevsimler gibiydi
Başlangıcından nihayetine kadar
Ne kadar farklılıklar yaşanıyordu
Lakin sessizce gelen duyulmuyordu
Abartıyor, aldanıyor, avunuyorduk
Kelimeler o an manasıyla ahenkleşiyor
Yazılan ne varsa aşkın lisanından hakikatin lahzasını şehrediyor, kalbe sürur veriyor
Yaşamak nefes almaktır diyor lakin aklın ve izanın mubadelesi kalbin hicranıyla meşk ediyor
Nefsim ne kadar bu minval üzre raks ediyor sazendenin bin hüznünü sahnede aşikar eğliyor
Gönül
aşka amil bir sebildir
Hak için
ceht eden mücbirdir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!