Ne kadar vehmetsem
Her aczimde sığınmak için himmete nazar etsem
Bir şefkat sağanağının hasretiyle sinemde ki ıstırabısabırla kal etsem
Biliyorum dinmeyecek sızım, içimde çırpınan bu sahradabilmem ki niye yalnızım
Gönül şarimiz aklıma geliyor birden
Mısır seferine çıkmak zorunda kaldığı bir gaileden, neden gönlü ağlardı pek akledemem
Kanadı kırık bir kuş misali, nefesi sadık hakikat timsali olarak niye harap haldeydi bilsem
Nazar ettiği feraseti, kalbinde münbitleşen inşirah hallerini hakkıyla suskun hicrana versem
Nefsin
girdaplarını aralayıp
Ruhumun figanıyla,
kalbi melalimi anlatayım
İnsan
önce tespit etmeli
Teşhisi ziyadesiyle
kararında eminlik vermeli
Solgunluğun manzarasında
Yaralı bir ceylan misali sana nazar eden şu kalbim
Senin resmettiğin sukutun çığlıklarında okunan sancılar bir başka
Sinemi dağlayan hasret, ayazları yaşatsa da halini anlamak aşkın temalarında
Ey can...
Hayat ömür biçer
Yürekte umut besler
Firkat ise gözyaşı ister
Şevk her vakit tebessüm hasreder
Huzur metanet ve sabırla ele geçer
Artık
Ne çare ki sen yoksun
Aldığım nefesler solgun hissiyatım bir yorgun
Ruhun
İnsicamında korkular
Sevinemedim açtığım sayfalara
Okuduğum her ne varsa şimdi yanı başımda hicranla
Sızlanmak yetse ya, ağlamak bir çözüm olmasa da akıyor sancıyla
Yürek bu ya, gönül sevdası için anlamına koşsa da yorulma, nasıl olsa umut var ya
Beklemek
umuda hasretmektir
Gönül dirliğinde,
hakikatin meşkiyle yüzleşmekir
Hissetmeye başladığım zamanlardı
Melalimden tutup götürdüğü anlardı
Bir zamanlar an içinde kalan sayfalar
Aşkın hazzıyla merakın içine salarlar
İşte o anın değerleri bir başka sanki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!