Bilmem ki ne kadar kendindeydin, o an hışımla nefeslenmiştin
Sukunet içinde dinlemiştim, o gözlerin nazar ederken erimiştim
Elbette, sessizliğin o sabır vadeden halinde uzlete çekilmeliydim
Yeniden düşünmeliydim nerde hata yaptım demeyi bilmeliydim
Evet,biliyorum ne yazık ki
İşte o vakit halime yöneliyorum ve çok ürküyorum
Sana karşı mahcubiyetimle eriyorum ve sessizliğime çekiliyorum
Oysa ne kadar sabrederdin
Enginliğini hasrederek hüzünle nefeslenmeyi isterdin
Her okunan ezanda
Kalbim hüzünle buluşuyor nedense
Annesiz olmak ne acı bir nağmeymiş hakkıyla bilinse
Evlatlarım nazar edince
Refikam kendi kavlince sessizliğinde
Tahammül azalınca heyhat ki heyhat
Sabır sevgi olunca kapıyı çalıyor aşk
Ey kış uykusunda sabahlayan bir kalk
Zaman tükeniyor bir kez ahvaline bak
Sen benden ben sinemdeki halimden
Biliyor musun senin utanır olman
Ne kadar büyük bir haz veriyor bana
Edebin seyrinde nefes almak ancak budur
Mana ile haşr olmak ruhi yüceliği yaşamaktır
Sen farkında olmadan sıkılganlığın
Ağla ey gönlüm sen hiç durma ağla
Sinede yaş kalmasa da, sel olsa da
Tufanın ayak izlerini seni kuşatsa da
Sen ne olur hiç durma, yine yorulma
Ben bizarlığın eşiğinde seyri seferde
Bir fark vardı seninle aramızda...
Sen sualsiz teslim oluyordun ve ne söylerlerse onunla yaşamayı marifet sanıyordun
Her nasılsa bunu vefa sayıyordun ve her zaman büyükler ne derse olmalıdır istiyordun
Lakin düşmüş olduğumuz ve içinde boğulmamak için koşturduğumuz maziyi bilmiyordun
Seni sevmek demek,
Yağmurların ıslattığı,
Güneşin zirve yaptığı,
Bulutların takip ettiği,
Hasretini yenmektir.
Öyle bir azap ki yaşattığın
Azabın tadına kanamadan
Gözlerimden kan boşalmadan
Tırnaklar parmaklarımı bırakmadan
Ayaklarım basmayacak kadar yorulmadan
Soluk alırken
Geceye nispet hislerim
Durmuyordu
Ayaza, soğuk karanlığa
Kaybolmak
Adına dalmak istiyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!