Bir umut ki esinle ahitleşir
Ruhum ötenin hicranıyla ne serindir, gam iledir
İçim titredikçe, dilim çekildikçe, gözler hali fakirliğimle elem içinde
Ne söylesem kifayet etmez, kelimelerin yaşlılığı ifşaya erişmez lakin gönül dinlemez
Ne geçen şu hali zamanın dili var
Ne sine-i melalin serdettiği hüzün aşk için bir ar
Hal solunca, göz ferden uzaklaşınca, takat bir yudumluksa nerde har
Kar niye melalim için titreten nar, nereye yaslansam hicranım durmaz başlar
Gecelerin kuşatan esrarında,
Sinemde hapsolan duygular,
İmdat çığlıklarını atıyorlardı.
Hissettim, o kapıyı araladım.
Sanki fırlıyordu, aranıyordu,
Ey ruhunu şehreden
Kalbini inşiraha vakfederek, sessizliğine çekilen
Edebin halinde nefeslenen, kalemin dilinden kal eylemeyen
Nefesin irşadına gönül veren, nasibin ilgasına bel bağlayıp sabırla eğleşen
Duymayacak mısın ahımı, yüreği dağlayan figanımı,hevesleri buğulayan vicdanı
Yoksun artık
Gecelerin hüzün ikliminde
Yalnızlığımın şevkiyle dağın ıssızlığını yaşıyorum
Ve senin gelmeni
Hiç ummadan kararsam da
Üzme
Yeter, artık ey yar
Nerdeysen çık gel de açsın şu bahar
Gözlerim
Çağlayan misali akar
Biliyorum ki çok haklısın
Lakin her ne kadar haklı olsan da sen hep bizarsın
Mütemadiyen gözyaşlarını akıtırsın ve kalbi hıçkırıklarla solgunsun
Çare umudun salkımlarında
Sabır hikmetin sayfalarında ve yalnızlığın koylarında
Ne kadar umudum kaldıysa
Ufuklar halime karanlığı sınırsız anlatsa da
Bir şevk kalmayınca kalbim dağlanınca susmak düşüyor bana
Ne dağlara ve ne de yollara
Sokakların ıssızlığında ve nefesim solunca
En azından kalbini yokla
Vicdanınla yoğrulmayı ne olur unutma
Ruhun insicamında soluklanmadan asla katiyete asla ulaşma
Sen hükümransın tercihinde
Saltanatından sorarım şimdi kime ne
Haydi, durma artık bir zaman-ı hazanında
Geçmişin idrak içinde sunulduğu salkımda
Baksan ki uzanan ellerin vicdanı esrarında
Denizin tükenmeyecek hırçın dalgalarında
Kalan gerilerde bulunan nasibi için saklanan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!