Cevapsız kalan suallerim
Ruhumu kuşatan meramı halim, boynumu büktüren ahvalim
Gözlerimden kan getiren feryadı abadım, umut sokağında bizar kaldığım hicranım
Belki dedirten, sabra erdiren, kanaati önceleyen, gönlüme hazanı veren sükûtu arım
İnsan
önce tespit etmeli
Teşhisi ziyadesiyle
kararında eminlik vermeli
Artık fark etmez nihayetin görünmesi
Canın süzülmesi, nefesimin tükenmesi
Kefensiz tenin dahi vakidir gömülmesi
Cesetlerin dizilip ibretle nazar edilmesi
Hani nerde dirlik o çok konuşulan birlik
Bilsen ve hasrederek nefeslensen
Tevazuu ikliminde, hazanlaşmadan yeşersen
Ne derlere ehemmiyet vermeden asliyeni seçerek yürüsen
Ruhundan sana teslim edilenle
Her ne kadar hayıflansam
Hüznün sığınaklarında şafağın iştiyakıyla etrafa bakınsam
İçimde düğümlenen hicran sahnelerinin dramını hakkıyla anlamaya çalışsam
Aklın ve zekanın ne olduğunun farkındalığıyla bilinçaltımı küflerinden arındırsam ve rahatlasam
En güçlü ve korkusuz canlar
Yıllar
Zamanı tüketirken
Ruhuma ait dünyam daralıyor
An anlamsızlaşarak yozluğa davet çıkarıyor sanki
Sevgi
Kimbilir
belkide sine-i melal anlaşılmalı
Umudu
solduran hangi saik varsa,
Sorma...
Halin sefilliğine şahit olunca
Sefih bir girdabın içinde bizar kalınca
Ruhuma prangalar vurulmuş gibi miskin bırakılınca
Gönül irfan ve basiretten, sırrı marifetten nadan ve kayıtsız yaşarsa
Nefsine ilahlık kapısını aralayıp, dünyayı içinde taşımak için hamallık yaparsa
Henüz karanlığın ilk bakışlarıydı
Gün kuşatan kasvetin sancısıyla ve hicranla yol alıyordu
Makûs talihin gazası, silinmeyenler olarak anlamlaşan bekası düşündürüyordu
Nereye baksam, sinemin en bakir ikliminde demlesem kar etmiyordu zira biliniyordu
Kulak duvarlarımı sıyırarak
Akustik bir yelpazeyle
Bir nebze dahi olsa sendelemeden
Duruşun hakikatini anlatan
Yüreğimin en mütenahi gizlerinde
Bayrak açan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!