Ne kadar mahzundu
Ne vakit sessizce temaşa etsem içime dokunurdu
Yılların yorgunluğu vardı, sabrettiği cefalar artıksıradandı, niye ağlıyordu
Gönlü yıllarca hasret kaldığı şefkat ve muhabbete açtı,çaresizlik içinde nefeslenen bir hicrandı, fakat yılmıyordu
Bilsen ki yüreğimi
Sana açmayı
Ne kadar çok isterdim
Kirliliğinden dem vurduğum
Nedamet ışıklarıyla
Artık...
Sana bir şey demem
Ümitlerini viran etmek için heveslenmem
Nefsim adına bir söz veremem, yürek sesini hissedemem
Gözlerinden akan yaşı, ruhunu bizar bırakan nazarı silip yok edemem
Ben kendiyle barışık olmayan bir nefesim, heva ve hevesim için ümitlenirim
Keyifsiz bir şekilde kalkıyorum
Adımlarımın raddesinde nefeslenirken yol alıyorum
Halimin derinliğine nazar ederken hayıflanıp, fakirliğime acıyorum
Tam bu vakit gözüme ilişen can
Meşakkat içinde mütemadiyen soluklanan bir hicran
Sevmek adına çıktığım seyri âlemde,
Yılların, alacaklı olduğu tüm zamanı,
Bir çırpıda ve hınçla geri almak adına,
Durmak bilmiyordu, seyre dalıyordu…
Dalların bıraktığı yapraklar düşüyordu.
İşittikçe irkiliyordum
Dinledikçe varlığımdan vazgeçiyordum
Aşinalığımı biliyordum, velâkin uzaklaştığımı bilmiyordum
Meğer nelerden vazgeçiyordum, neden hissetmeden göçüyor eriyordum
Niçin bu hale dönüştüm
Ne zaman aşkı ansam ve sırrında kaybolsam
Yitik umutları bir bir derleyip şevkle bulsam
Lahzanın şiarında müddeti korkuyla sorsam
Yeisi anmadan sevinç hıçkırıklarına kansam
Biliyorum ki artık beni aramayacaksın
Sana karşı halimde var olan suskunluğum
Her yanıma sessizliğin katlarını örüyordu
Yüreğimi hıçkırtan haykırışlara dalıyordum
Derlerdi ki zaman bazen ilaçtır sabredilirse
Ne kadar söylemek istesem
Ruhumu hicrana gark eden nazarlarından çekinmeyi bir yenebilsem
Bakışlarında ki cevaptan kalbi yakarışlarımı azat edip, sürur içinde sevinsem
Hiç kederlenmesem, derd-i gamıma yenilmesem, elemin eşiğinde gözyaşı dökmesem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!