Mustafa Cilasun Şiirleri - Şair Mustafa ...

Mustafa Cilasun

Aniden
Bir hiddetin içinde
Kendini bulan nedenini bilmeden soluyan

Reddi mirası
Sanki bir marifet sayan

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Artık
Bir daha üzülmeyeceksin
Kararan bulutları davet etmeyeceksin

Kahır içinde
Gözyaşlarının refakatiyle

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Ne ihtirasın
süretinde bir nefes ol


Ne gamın
keder zerkeden

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Şehre demediğim duyuların ilzamındayım
Kâh fakirliğime yanarım, kâh bahtıma boyun büker ağlarım
Halim için zehredilen ne varsa sadakatimle tavım, bilmem ki niye yanarım
Sükût eğlediğim, efkârımla demlendiğim, sine-i melalimle kederlenip ve çile çektiğim


Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Ne söyleyim
Nasıl gerekçe göstereyim
Keyfiyetim, mazeretler içindeyim

Enlerim
Dinmeyecek heveslerim

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Kimi zaman melodiler,
Bazen tarihi mekânlar,
Ardıçlar, meşeler, çınarlar,
Hasret kaldığım hakikatler…

Anlatır sazende meramını,

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Kapatayım mı artık geceye gözlerimi
Karanlıklar refakatiyle apak düşlerimi
Çaresizlik içindeki bitmez gezintilerimi
Hasreti küplendireyim bir katre misali

Tahayyül hazzıyla tek sacların diplerine

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Sinemde beslediğim
Bin hüzün ile
derleyip imtina ettiğim

Mahcubiyet
sahnesinde eridiğim

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Ne yol biter ve nedense
hal ruhun ekseninden esin bekler
Vicdan sessizliğinde seyreder,
kalbin dirliğinden aşkı diler

Hissiyat bin bir rengin

Devamını Oku
Mustafa Cilasun

Sevgili babamı ve garip olan gelinini, ben evde bulunmadığım zaman, oldukça rahat bir şekilde gagalardı, babam annemden çekindiği için, onun olmadığı zaman bana içini dökerdi, hatun zaten hiç şikâyette bulunmazdı!
Annem benden çok çekinirdi, babamdan değil de benden korkardı, yıllarca tespit ettiğim yanlış ve hissi, nefsi tavırları çekilecek gibi değildi.
Bir keresinde, eğer babama bir daha bağırdığını görürsem ve hizmetinde kusur edersen, seni bir daha anam diye saymam, bunu bilesin diye kızmıştım!
Benim böyle bir hakkım olmadığını biliyordum, ama babam için yaptıklarımın, şahsımla alakası olmadığından, bu nedenle zulüm sayılmayacağına inanıyordum!
Çünkü annem her şeyin tazesini, iyisini kendine ayırır, kalanını babama ikram ederdi, bununla da yetinmeyip, onu uşağı gibi çarpıp azarlardı, bu yüzden babam sürekli mazlum durumundaydı.
O nedenle, çocukluğumdan itibaren gelişen ve bu konularda, kronikleşen hassasiyetim, bir kadının bu anam dahi olsa, sesini yükseltmesine, pervasızca davranmasına, asla tahammülüm yoktu, mutlaka hanımefendi olmalıydı, olmasa dahi, olmaya çalışmalıydı.

Devamını Oku