Kaplayan hüzün bulutu,
Rengin acımasız haliydi.
Ne bir ışık, nede bir umut,
Kalmadı, tamamen karardı.
Derinlerden gelen ve sinemi meftun eden bir ses duyuyordum
Suskun çığlıklarımı, yutkunduğum umutlarımı bir bir onun tınısından kokluyordum
Adeta mest oluyordum, içimin yanıklığını bir nebze olsun, ince sesten anlıyordum
Gönlümün efkarını sessizce ufuklara bırakıp dalıyordum, gözyaşlarımı saklıyordum
Öğüt dinlemek
Sükûnet içinde kalbi dirliği bilmek
Hamasetle hıncı kuşanarak nefeslenmemek insan için gerek
Hesapsız heyecan
Maksatsız her türlü merak ve zan
Hiç ağlatmasan, yüreği dağlamayı unuttursan
Sinede korlaşan firkati hatırlasan, suskun mecali artık bıraksan
Ruhunun hicran damlalarıyla barışsan, sine-i süruru en müşfik haliyle yaşasan
Sabır testisini kırmadan, umudu kurutmadan, melali usandırmadan, gönül lisanımı anlasan
Nasıl sitem ederim sana, gönül hicranda olsa da
Resimler, niye çekilir?
Tablolar, neden yapılır?
Manzaraya, niçin bakılır?
Zamanı durdurmak!
Mümkün mü?
Elbette, olacak bir fark...
Yazdığınız
Satırlarda derinliğin
İşaret taşlarını gözlemliyorum
Vurgularınızda
Eşsiz bir hissiyat Ahenginin
Hakkın muhabbeti doğmalı
Akıl böyle bir sülukun vecdiyle durulmalı
İdrak, ruhunun sedasıyla kalbine inşirah sunmalı
Aşk, vicdanın ve izanın farkını yaşatmalı,narın feysiyle pür olmalı
Suskun bir melal, takatsiz bir hal ile yol alıyorum
Zihnimi ne kadar kurcalayan sualler varsa, bir çözüm arıyor ve düşünüyorum
Bazen acziyet yaşıyor ve bazende umut içinde ferahlıyorum, kalbi sürur yaşıyorum
Neşe-i muhabbetin hazzına o an müdrik oluyor ve kalbimin sahibine sığınıyorum
Ne vakit
Kalbimle barışık
olmayı dilesem
Ruhumun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!