Ne vakit
Sararan bir başak görsem
Boynu kırılmış
Gülün hicranıyla kal etsem
Esen meltem rüzgârı
Ellerinin olmuştu
Avuçlarının sıcaklığını
Tenime her dokunuşunda
Senden kalanları yeniden
Nisan yağmuru eşliğinde
Öfkemin
Kızıllığının çare olamadığını bilirim
Kanayan aşk yaramı hiç dindirmeyeceğini de
Al düşlerimin
Kopan gül yaprağı misali sızısını
“esselam efendim
kısa bir aranın ardından yazılarınızla tekrar kavuşturana sonsuz Ham ederim
her zaman ki gibi,
bıraktığım gibi her şey çok güzel
eyvALLAH yüreğe değen nağmeler her ne kadar işleyemese de...”
Her ne hikmetse, ulufeler kalbim için gayeleşmedikçe
Her nefesi memnun etmek için takiyeyi nefeslenmedikçe ve ne derleri gaye edinmedikçe
Keyfiyeti ve imtiyazı makam için tanzim etmedikçe nefsi telakkiler nemelazımı benimsedikçe
Aşk ve hakikat uzaktır, kalbi yakarış maslahattır, taklit etmek ranttır, muhakeme edilmedikçe
Ne yazık ki haklılığını biliyorum
Ve çaresiz hakkını teslim etmek adına çekiliyorum
Senden arta kalan her ne varsa iade edeceğimi beyan ediyorum
Ve asla bir kuşkuya kapılmamanı
Her hangi bir kaygıyla yaşamamanı sağlık veriyorum
Her nedense
Hiç vazgeçemedim mazlum nefeslerin dertlerimden
Tarumar oldukları çilelerden ve solgunlaşan hallerindeki renklerden
Çok masundular
Teslimiyetlerinde rızklarını arayan bir garip yolcular
Ne kadar uğraşsam da
Yüreğimin sayfalarını fütursuzca sana açıp baksan da
Sine-i efkârında dile gelen bahaneler izanı ve vicdanı anlamıyorsa
Hasrettiğin melalin hırçınlığın ilgasıyla edebin letafetini öteliyorsa ne yapayım
Artık beklenen an gelmek üzereydi
Alınan nefesler bir o kadar hissizdi
Bilinç tamamen sessizliğe çekilmişti
Beden hareketinin ne kıymeti vardı
Yatıyordu işte sessizliğin ahengiyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!