Rıhtımların
En mübariz arz
Olunan sahavetiyle
Sessizliğini koruyarak
Yalın ayak izlerini
Bilir misin
Seni hissetmenin
Çok yakınken hasret çekmenin
Yokluğunda
Çaresizliği nefeslenmenin
Mahzun bir haykırış nasıl hükmü vaki
Takatsiz bedenin son gayretleri misali
İçselliğimde sabretsem duyacak sanki
Hasrete soluyan acizdi mızrabın nefesi
Nazar ettiğim her bir canın muhayyilesi
Dalmıştım düşlerimin arasına baktım ki
Sen geliyorsun, martıların uğultusuyla
Karanfil deryasından umman sahnesinden
Silinmez izlerinden, nakışların hecesinden
Mağrur halinle sen süzülürken hayâ perden
Kaç zaman oldu kim bilir
Sinemin yaşadığı elim sancılara ne derim
Kalbimi hasretin sızısıyla demlediğim kederim ah çekerim
Kime ne söylerim sukutumla seyirdeyim evet hala nefesinle beklemekteyim
Sen susarken idrakten nazar ederken
Hakikatin sır perdesini hazla aralarken
Sabrı cemilin vâkıfıyla da nefes alırken
Olmuş ve olacaklar karşısında susardın
Çünkü sen hilkati bilen akıbeti gözleyendin
Bilmiyorum nereye gidiyorum,
Sessizliği, arıyorum, dalıyorum,
Ağacın yaprağında, kuşun gagasında,
Bulamıyorum, hala adımlıyorum.
Ağacın daları, semayı kapatmış,
Annem
Dertlerin dirliğinde bir dem
Ancak çileyle resmedilen nefesleri tükenen
Çileliydi
Çocukluğun, sevgiydi umudun
Sen yoksun!
Gecenin karanlığın da adımlıyorum,
Yalnızdım, kimseler görünmüyordu.
Bastığım yerler yaş, Arnavut taşıydı,
Öyle birbirlerini sarmış ki üşümüyorlardı!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!