Ne zaman alıp başımı gitsem, esrarın perdesinden akseden aşka nefesimi teslim etsem
Yitik yılların, figanlaşan anıların, ruhumun bizarlığında ki hülyaların acı çığlıklarıydı
O vakit an ve kuşatan efkarın sedası yüreğimi burkanken, hıçkırıklarım hiç dinmiyordu
Zihnimi tarumar eden sualler, akıl sır ermeyen ve inşirahı vededen sitayişler artıyordu
Çaresiz sukuta geçtiğimde
Ve kalbi daralmalarım hicranla refakat ettikçe
Hüzün dalgaları sinemde feveran ederek sabrı davet ediyordu
An ve zaman adına
Şayet hakikatin hikmeti fevkalade saklandığında
Mecnunları çok severim
Vurgun yiyen sinelerinin titremesini dinlerim
Mütevekkil halinde irkilirim, dalan gözleriyle akar giderim
Sual etmekten imtina ederim, emrine amade bir nefes misali dilekleri için kefilim
Yahu hatun
Bilmem ki neden düşünmezsin
Hissetmeyi nefeslenirsin lakin kendi derdindesin
Yaşamanın
Bir hesap dâhilinde olacağını
Yıllarca dem vururlardı
Makamda nihayet bir imtihan safhasında adımdı
Fakat mütemadiyen zikredilenler gereği gibi anlaşılmadı ne acıydı
En yakın dostlarımız
Ve muhabbet ikliminde arkadaşlık kurduklarımız
Yollar
Arşınlanırken yıllar
Her geçen anı besteliyordu
Beyan edilen bir iklim kuşağını hatırlatıyor
Bir şey vardı
Hasretinle
Arandığı bu gönlüm
Sana tutsaktı, hüznüm firardaydı
Zorunda
Kaldığım her halin
Artık ne baharım var, ne de yazım
Karanlıklar içinde, zemheriyi yaşayan bir hicranım
Kalan umutlarım, kanatsız çırpınan kuşlarım
Hep ağlarım, bahtım için el açar yanarım
Yıllara anlatamadım...
Ne kadar an gelip yüreğimi titreterek geçmişse
Ruhum idrakin mukaşefetinde, sinem umman derinliğinde,kal kime ne söyler dinle
Bir ömür geçti, ne mızrap sustu, ne gönül mahzunluğu bıraktı, evet an ve an arandı
Sendelediğim yıllardı!
Sevgili babam,
Takatinin son demlerini yaşıyordu!
Kolay değil, yorulmuştu!
İhtiyaç sahibi, olmamıza rağmen,
Emekli olacağım diyordu!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!