Oysa sen
Ne kadar masum bir nefestin
Her vakit teslimiyetin payesinde ki en nadide değerdin
Yıllar adeta içinde büyüdü, zanlar sineni bürüdü, söyle niçin mahkum edersin
Hepimiz gelmiştik bir şekliyle
Nasip olunacak dirliğin alınacak nefesleriyle
Hilkatin mücerret olan ve takip edilecek izlerinden giderken
En çok özlemi çekilen, yüreği ısıtan, hali donatan sevgiye kavuşabilmek…
Nidayım kim duyacak
Özümden bahsettiğim sancılar ne vakit anlaşılacak
Hüzün mütemadiyen benimle arkadaşlık mı yapacak ve yoracak
Kim fakirliğimi anlayacak ve şevkin adresini bulmamı sağlayarak şakıyacak
Kaç zamandır soramadım
İçime attım, meşguliyet adına kandım evet, aldandım
Mütehassis olan bir kalbin incinmesi, hiç söz etmeden edebi nefeslenmesi ne latif
Ve fakat bu hakikati anlamak için hissiyatım, naifliği terennüm ederek, tefekkürün ikliminde inşa edilerek ayılması lazım
Ne vakit zarif birnezaket görsem
Şaşırıyorum şaşkınlığımın garip acayipliğine
Bir yaratılan olarak ve hem de insan halinde
Onca nebi, elçi ve peygamberler merhalesinde
Kandırılan olmak, avutulmak, tuğyana kaçmak
Aklı kimse reddetmiyor, deliliği kabul etmiyor
Anlıyamıyordum, bazen acaba diyordum
Kimi zaman tedirginliğimi saklayamıyordum,fakat aşikar eylemiyordum
Kimi vakit gizlice bakıyordum, tepkin nasıl olacak diye merak içinde bekliyordum
Hasrettiğimiz vecdimizin kesişmediğini biliyordum niye farklı letaiflerden besleniyordum
Bilmek neye kifayet ediyor
Gül uzaklardan ruhumu temaşa ediyor
Ve kalbim sancılar içinde ötelerin hikmetiyle silkiniyor
Neyleyim ben acizliğimle aşkı
Hilkatimle fark edemediğim sanatkârlığı
Bilmem ki kızım mı desem
Yüreğinden sökün eden himmeti nasıl ifade etsem
Sineme sürur bahşeden, edebiyle gıyabi nazarları üzerine çeken
İnsanın gönlünde coşku hissttiren, hilmiyle sabrı terennüm eden, sukutu ar bilen
Derd-i gamını aşikar eylemeyen, öğrendiği ve azmettiği bilgiyi hayatına aksettiren bir erdem
Artık...
Eylül sinemde yaşıyor
Hissiyatımı sessizce alıp ötelere götürüyor
Bazen zemheri karşıma çıkıyor, o an içim titriyor
Sıcak bir bakış, bir meltem, bir Nisan Yağmuru aklıma geliyor
Düşler ne kadar ıssız, baktığım her yer sanki umutsuz, yüreğim daralıyor
Biliyorum ki sukut edersin
Her hikmet ve nimeti kalbinin sahibinden beklersin
Bela ve şer konusunda ne kadar dikkatlisin, hassasiyeti sanki öğretensin
Niçin bu kadar muvazene içindesin, hiç rahat yüzü görmeyecek misin
Yoksa bu hal üzere yaşamaya mefkuren için bedel misin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!