boğaz’ın serin rüzgarında dalgalanan
siyah ile beyaz,
bir yasın vakarıdır siyahın,
bir umudun sabahı beyaz.
bir çınarın gölgesinde başlar hikaye,
semtin taşında, denizin kokusunda,
bir şehir düşün
taşları konuşmaz,
insanı susar,
ama bir köpek bakar gözlerinin içine
ve bütün yalanlarını bilir.
Son sözüne sadık kalanı sevdim
O yüzünde ki tebessüme aldandım
Nerde duracağımı hiç bilemedim
Ama seni sevmekten vazgeçmedim.
Yüzüme düşsede yaş aşk-ı sende yaşadım.
gözümden sildiğim her şey,
zamanın alnına düşmüş sessiz bir çizgidir.
adını unuttuğum insanlar,
bir rüzgarın cebinde savrulan yaprak kadar hafif.
ıslandığım her yağmurda
gecenin en ince yerinden sızıyor zaman,
bir çatlaktan düşer gibi kalbime.
sessizlik, duvarlara yaslanmış yorgun bir kuş,
kanadında adını taşıyor.
bir şehir uyuyor,
ben uyanığım,
yıkılmış bir evin mağdurluğu var yüreğimde
duvarlarım hala sen diye çatlak
pencerelerim rüzgara değil, sana açık
bir kapı var… kapanmayı hiç öğrenememiş
günlerce beklemek dedin ya
dervişhan şanımdır, dert işindeyim,
bir ahın gölgesinde seyrindeyim.
adını zikreden her nefesimde
ateşle su arasında gerçeğindeyim.
düşsem de kalksam da hep peşindeyim,
hani bu sondu yüreğim,
bir daha acı çekmeyecektin?
hani kapatmıştık defterleri,
adı bile geçmeyecekti bazı gecelerin?
yalan söyledin bana,
bir sana yandım ben,
gecenin en koyu yerinde,
ay ışığının bile çekindiği sokaklarda
adını fısıldayarak yürüdüm.
rüzgar saçlarını getirdi burnuma,
seni ilk görüşte sevdim.
ne zaman durdu o an,
ne dünya yürümeyi bıraktı.
sadece kalbim, adını bilmediği bir ömre
sessizce teslim oldu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!