yıkılmış bir evin mağdurluğu var yüreğimde
duvarlarım hala sen diye çatlak
pencerelerim rüzgara değil, sana açık
bir kapı var… kapanmayı hiç öğrenememiş
günlerce beklemek dedin ya
ben onu yıllara yaydım yasemin
her sabah biraz daha eksildim
her gece biraz daha çoğaldın içimde
çayım soğuyor mesela
dumanım bile senden yana kıvrılıyor
ben nefes almayı bile
senin adını içime çekmek sandım
bir ayrılığın son cümlesiyim şimdi
nokta konmuş… ama anlamı yarım
hayatın ortasında devrik duruyorum
öznesi sensin
yüklemim yok
sana kızamıyorum
en ağır yük bu
insan biraz nefret eder, kurtulur
ben sevmenin altında kaldım
kendi kalbime göçük verdim
sokaklardan geçiyorum
her köşe başı sana çıkıyor
vitrinler yüzünü giyinmiş
aynalar… beni eksik gösteriyor
bir adam düşün
kalbini cebinde taşıyor
düşürürsem seni kaybederim diye korkuyor
ama bilmiyor
çoktan düşürmüş
geceyle aram açıldı benim
uyku başka yastıklara sığındı
ben başımı koyduğum her yerde
seni bulamayarak uyanıyorum
sen gittin ya
ben kendime kaldım
işte en büyük ceza bu
insanın kendinden kaçamaması
şimdi biri sorsa
nasılsın? diye
gülüyorum
çünkü anlatırsam
dağılacağım
ama bil.
ben seni yarım bırakmadım
ben seni
tamamlayamadım
ve bazı aşklar vardır
adı yoktur
mezarı yoktur
ama her gün biraz daha gömülür insan içine
ben de öyleyim işte
ölmemiş bir vedanın içinde
yaşıyor gibi yapan
yıkık bir cümleyim
ve sen.
benim içimde
asla bitmeyen
o son cümlesin.
Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 12.04.2026 20:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!