kaybetmek, her zaman yok olmak değildir,
gidenin ardında bıraktığı izdir belki,
sessiz bir rüzgar gibi dolaşır odalarda,
ve gecenin kalbine usulca siner.
zaman, unuttum derken bile hatırlatır,
yaşamak da,
mücadele etmek de sonu belli
bir yolculuktur
ama yine de değerlidir.
çünkü sabahın ilk ışığı
mürekkepi biten dolma kalemin !
sonuna yazılı kaldı
mutluluğum.
belli ki o da kalmayacak
komşunun
bir fincan kahve
sensiz yaşamak.
öyle anlatılacak bir şey değil,
insanın içinden eksileni inkar etmesi gibi.
gözüm yolu beklemiyor artık,
ihtimallere bakıyor.
söylemeden gitmiş ya sonra.
hikaye tam orada başlıyor zaten.
öyle kapıyı çekip çıkmak değil bu,
insanın içinden birini
sessizce eksiltmek gibi.
o, sevdiğini söylemedi.
ben de neden sevdiğimi diyemedim.
iki kelimeydi belki bütün ömrümüz.
ikimiz de suskunluğu,
aşkın mezar taşı sandık.
yaşamanın mutluluk değil;
kabulleniş, çaresizlik
ve devam edebilme hali olduğunu
söylüyorum
içimde hala bir sızı varken bile
sen'le bağımı koparmadan
sözümüz var bizim,
rüzgarın yön değiştirdiği yerde bile
birbirimize sırt dönmemeye.
karanlık gecelerde,
en sessiz korkuların ortasında
bir mum gibi yanmaya,
sözünde durmayan adamın yalanı
öyle basit bir şey değildir agop,
iki dudağın arasından çıkıp
havaya karışan bir ses değildir sadece.
bir güvenin kırılış sesidir o,
duyanın içinde uzun süre çınlayan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!