doğduğum günden beri ölüyorum
tam olarak 53 yıl, 9 ay, 8 gün, 18 saat, 10 dakika 11 dakika oldu hayattayım
kaç terk ediş geçti içimden kaç ölüm doğdu saymadım
iki şeyden usanmadım, her sabah yenide doğmaktan
sevmek için neden aramaktan
isimsiz günlerim oldu
Hangi bedene doğarsa doğsun, o bedeni değil, bedenin içinde olduğu öyküyü kendisi sanar insan
O öyküyü kimi zaman tanrıdan kelamlar indirdiğini söyleyenler yazar
Kimi zaman toplumun kuralları
Kimi zamanda ailelerin gelenek ve görenekleri
Hepsinin üzerinde olan bir şey ise tanrı ile insan arasında olduğunu iddia eden ruhban sınıfları olmuştur.
Arada da baba tanrı rolünü oynar, anne ise tanrının emireri olan şeytanı
insan bazen başladığı noktada olmak ister, hani o en kötü kararı verdiği anın hemen öncesinde, oysa böyle bir şansı şu anda var. O anı kabullenip bir sonraki kararı alırken başladığı noktaya bakıp gülümseyeceği bir karar almak ve onu yaşamak.
ey sevgili
kocaman
mutlu bir çınar olmak istiyorum
yüreğinde
mutluluk gözyaşların ile sulayıp
büyütmelisin beni düşlerinde
Çırılçıplak idi doğum, en çokta bir çocuğa yaraşırdı...
Çırılçıplak idi ölüm, en çokta doğmuş olana yaraşırdı...
Iki çıplak hal arasında idi ömür, en çok kendini bilene yaraşırdı...
Kendini bilen için, Nisan yağmuru gibiydi sevmek, damla ile yıkardı her başlangıcın coşkusunu...
Uyanırdı ruh ve dokunurdu, üzerine sardığı mabede. Kendi içinde secde ederdi sevgiye tavaf edilmiş ömürleri...
Ask derdi yaşlı adam ve çıplak bir ölüme ağır ağır ilerlerdi, sırtında yaşanmamış sevdaları, avucunda sevgilinin tek saç teli ile...
Çırılçıplak idi doğum,
en çok da bir çocuğa yaraşırdı...
Çırılçıplak idi ölüm,
en çok da doğmuş olana yaraşırdı...
İki çıplak hal arasında idi ömür,
Kuşlar kanat çırpıyor dalgalar üzerinde
bir martı çığlığı çarpıyor kulaklarıma
karabatakların siyah renkli tüyleri
Göz bebeklerime doluyor
Kana kana alevleniyor göğüs kafesim
kim kimin aynasıdır bir olma anında?
derdimiz tasamız toprağa düşmek değil midir?
öyleyse neyi yansıtır kimlikler bize?
hakikat bahçesine girmek için düştüysen yola
sınavı geçmek için kimin eli değmeli eline?
Bazen
deliliğe vurup kendimi
tüm dünyayı sevdiğimi söyleyip
yollara düşesim geliyor
biliyorum ki
yine o bildik suskunluğunda aşk
yine o bildik yangınlara düşmekte yürek
bir damla yaşa hasret yanaklar
bir serin yele hasret yapraklar
suyun değdiği toprak halen susuz
sevdamın yol aldığı yollar halen ırak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!