Bugün yalnızlığın dibine vuruyor sözcükler. Hani öksüz olmasa ellerim şişe şişe rakıları devirirdi bu gece. Paramparça ederdi kadehleri avuçlarını kanatırcasına. Bir masal dinliyorum kaf dağının ardına düşüyorsun ağaçların dalları arasına saklanarak ve sarhoş oluyor gölgede kalan düşlerim.
ve sevgili...
Sarhoşluk, yalnızlığın masalıdır en çokta geceleri gelir insanın aklına, bu yüzden savruk dökülür geceye, ayyaş bir adam gibi çarpar duvarlarına bu kentin, kaldırımlarında çığlık çığlığa şarkılar söyler yalnızlığa dair.
Bugün yüreğimde devrim yaptım,
pencerendeki sardunyalardan kokular süründüm,
kızıl renkli çiçeği tenime çaldım,
bu gece yüreğimde devrim yaptım,
gözlerine sürgün olayım diye
sloganlar attım geceye.
Bütün halklar aynı dilden ağlar,
bütün halklar aynı dilden yüreğe dokunur.
Bütün sevmeleri de aynıdır halkların.
Ne güzeldir
bütün dünyayı sever gibi sevmek
ve dokunmak yüreğine
Büyüdün işte.
Düş alıp gerçekliğini verdin.
Sevgi isteyip varlığını teslim ettin.
Büyüdün ve kocaman oldun artık
terazinin hangi kesesi ağır basar ki
içinde sancısıyla bir yıldız oturup izler seni.
ADI(mları) MI yitirdim be çocuk.
Neredesin,
hangi coğrafyada ikamet eylemektesin.
Çık gel artık,
yürek bildiğin yürek değil,
ülkede bıraktığın ülke.
güneşi teninden sıyırdım sardım kendime sevgili bu yüzdendir yangını düşlerimin
bu yüzdendir susamışlığım sana
bu yüzdendir serap görüp yollara düşüşüm
bu yüzdendir kendimi terkedip sen oluşum
yıldızları gülüşünden ödünç aldım
Bir karıncayla yürümelisin yolda,
bir çiçek ile kokmalı,
bir yaprak ile kıpırdamalısın.
Seni görmelisin bir damla suda,
ayağın bir taşa değmeli
taşıdığın CANı farketmek için.
CAN’ı CanAN ile yakıp, cAN içinde CANan olmak, AŞK imiş. Hayat kendini terk edip gitmek imiş ve cAN’da, HİÇ’lik olmak imiş canAN’da…
Can;
yol olur canana,
bazen yol bilmez
üzerinde gidenin canan olduğunu,
bazen
canan düşüvermez can ile yola,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!