Kayıp gözlerin hangi sokak lambasına
Hangi deniz mavisi
Hangi liman
Hangi ölü şehir
Şimdi nerede...
Eylül ya;
Eylül işte;
Bütün yanlışlıklarım hep sende başlıyor
Yatağımda ilk senle üşüyorum
Yalnızlığımı hep senle hatırlıyorum
Yağmurlarımı caddelerime saçıyorsun
Ne dilber ki çeşni yeşil,
Aşk-i farz yüreğim rezil,
Şiirler edeb-i âlim,
Gönlüm bir Mecnun bir Kerim.
Bülbüller nazlı ümmi muhabbet,
Nevre hoş bahar düşer
Damla bulut kaçar sabah
Kokar denir kokar balık
Mecnun, Mecnun olur muydu
Leyla’nın sevgisi olmasa
Nice Mecnun’lar vardır
Kelimeler bilirim
………………- Çiçeklerin soluğunu
………………………………….- Andırır onların
……………………………………………………- Soluğu…
……..Ve
…………..- Elleri
Bir Mayısta;
Kızıl Meydanı gördüm
Sizde görmeliydiniz
Bir milyar insan
Ve
Lenin uyanmış ebedi uykusundan…
Biz seninle öğrendik fakir olmayı
Bodrum katlarında;
Dışardan geçen insanların ayakkabı markalarını okumayı
Her yağan yağmurla eşya kurtarma tatbikatlarını
Ufacık bir odada on dört kişi yatmayı
İnadına tabi şiirlerim
İnsanoğlu başladı yaratmaya
Artık kopyalıyorlar insanı
Karbon kâğıdı misali arasına
İnsan ömrünü yüz elli yıla çıkaracaklarmış
Dünyada var bir buçuk milyar aç insan
Yılda iki yüz milyon bebek ölüyor doğmadan
Örettiler bize
On beş dakikada canlı insan derisinin nasıl soyulduğunu
İnsan etinden sabun yapmayı
Sakalları çıkmamış oğlana tecavüz edilebileceğini…
Örettiler bize
Taş sokakların birinde
Titreyerek soğuktan öldü
Cebinde parası yoktu
Üşüyen bedeninde ceketi
Kalbindeki umut kurumuştu
Sabahları tas kalplı insanların yürüdüğü…
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!