Gidişinle sabırsız kapımın zili
Odamın sabahı la majör ihanetler
Notası giy beden telaş…
Dündü yaşandı bu
İçimden koptuğun anda bulaştı ihanet
Neyler bey paşa
İmtihan vakit-i azam
Zaman gele devran döne
Eskiden milletimin efendisi
Şimdi bey padişah kölesi
Kendini bilmez densizin biri
Bir Saffet’le ben bilirim hikâyesini.
Yeşil kareli kadınlar girer düşüme.
Önüme baktığımda, benim mi bu gözlerim?
Katı, ayarsız, cansız bir dünya
Nasıl bir yerdeyiz?
Ses, soluk, cümlelerin ikilemi…
Birer ateş böceği yıldızlar
Terk-i diyar eğliyor bahar
M’dendé ilme kısrak
Düm ile dümbelek var…
Halay yeri tez kuruldu
Korkup velvele etmeyim
Koridorlarında Saklanıp gizlemin
Mustafa Kemal’dir o
Belli ki yatamadı yerinde…
Uyanıp geldi geri meclise
Yılardır öyle sömürdünüz ki
Ayrılığı okuma bana
Bırak şiirlerde, türkülerde kalsın ayrılık…
Bizler ki dem tutarız
Çay misali aşkın üzerine
Ay sensin gözlerin yaldız
Ama bana böyle sev deme…
Halen senden bir haber mısralarım
Kalemin rotasız gidiyor
Hep yağmurda ıslanırım
Halen senden bir haber düşlerim
Cevap yazamadın, ben yazdım
Boşa dönen bir mektup
Gülüm;
“Şiirime hüznün bulaştı”
Dokunuyor artık yalnızlık
Boş bir tekerlek dünya
Gülüm…
Nicedir duyulmaz sesin
Dalmışız hayatın derdine
Zaman bir aşkın kadavrası olmasın
Uzak deneyler değil bizim ki
Gülüm;
Artık sadece yabancı bir suhulet resmin
Gözlerin
Her sıradan kadın gibisin artık
Sadece güzel
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!