gecelerimle baş başa bırakın beni,
karanlık,
küflü bir bıçak gibi saplı dursun bağrımda.
şiirlerimin boynuna dolansın acılarım,
yârimin yanağında çiçek açmayan
mısralarım kana bulansın, bırakın!
Sınırları tarumar edilmiş
bir ülkenin ucundayım,
içimde mülteci bir sersemlik...
bir karanlık,
omuzlarıma kendi ağırlığını yüklüyor.
ne yana dönsem suskun bir şehir
Allah için çağlayan, bir sevginin selinde,
Gönülden gönüllere, selamdı benim babam...
Dost düşman ayırmadan, cümle alem dilinde,
Mertliği bayraklaşmış, adamdı benim babam...
Korku nedir bilmeyip, haksızdan hesap soran,
Sevgili zihnim,
Sustuğunda seni daha gür duyuyorum.
Çünkü sesin,
suskularından daha çok acıtıyor canımı.
Konuşma!
konuştukların içimde bir kıyameti koparıyor...
biliyormusun?
senin aşkın belki de beni nefsimden arındıran,
beni cennete götürecek bir yolculuğun
çakıl taşlı yollarında ayaklarımı kana bulayan bir yük...
Belki de, nefsi emmareden nefsi mülhimeye,
"kuşlar ağladı, gök ağladı; sen bilmedin!..."
Yüzünü görmeyince, gözümü dağa dikip,
Bir mağrada sığınan, isyankârdım bilmedin.
Aydınlığa kızarak, gözlerime mil çekip,
"Eyvah için de bir ruhun, sessiz çığlıdır sevda..."
Gök iç çekiyor oysa, sen şimşek sanıyorsun,
Acımı beyan eden, sessiz çığlık aslında...
Yıldırımlar düşerken, şavkına kanıyorsun,
Sancımı ayan eden, sessiz çığlık aslında...
Halimi arz ederken, yanağımda yaş ile,
Yas dudağa dolanır, dilimde selam susar
Bir mermer lahit gibi, şu göğsümde taş ile,
Çürümüş bedenimde, "aleykümselam" susar....
Karanlıktan bir ışık, üstüme doğuyorken,
Bir ihtimal daha var Ankara
senden istediğim sen de sadece bir zerredir…
ya sen beni vuracaksın bütün örfün ve kimliğinle,
ya da ben sana bütün kinimle saldıracağım…
gel anlaşalım…
Bir Zeynep cigarası tüttürmekteyim;
Dumanı Zeynep, ateşi Zeynep, tütünü Zeynep.
Bir Zeynep cigarası tüttürmekteyim;
Efkarı Zeynep, acısı Zeynep, keyfi Zeynep.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!