Muhittin Alaca Şiirleri - Şair Muhittin ...

Muhittin Alaca

Yıldızlar telli duvak, saçlarından sarkarken;
Gecelerime suretini rehin bıraktın.
Bağban idin, bağrımda gül açarken;
Sevinçlerimi, ayrılık ateşiyle yaktın.
Mahzun düşlerime, gamze çakarken;
Ayrıldı yolların, Asi gibi tersine aktın.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kutlamaların masum aracı oldu alkol,
Hayatta kalmadı mı eğlenecek başka yol?
Dünya bu melanetle mücadele ederken,
Bizde hâlâ özendirilen medeni sembol!
Bu yılbaşında da ‘kör kütük’ ayyaşımız bol…

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Yokluğunda içim titrer Sevgili!
Kifayetsiz kalır kalemin dili,
Ne vakit çalacak vuslatın zili?
Zalim yıllar geçer, söyleyim;
Sensiz kalan eşi neyleyim?

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Bitti mi sanırsın yüreğimdeki sancı,
Hiç tükenmedi sana olan inancı,
Rüyalarımda geziniyor bir peri;
Avuçlarımdan kayıp gittiğinden beri,
Olduk birbirimize yabancı.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Sevda, kanadı kırık bir kuştur,
Sessizliğe gömülürken yaşamlar.
Her şey olacağına varır,
Ne kadar koşturursan koştur.
Koca bir yazın rehavet serkeşliğinde,
Buram buram tütüyor anılar,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Goncaları coştururken nisan havaları,
Yeşersin gönlümüzün sarı ovaları;
Boynu bükük lâleler gibi bakma!

Mor kokulu hüzünlerden uzak dur!
Neden gözlerin nemli, bakışların mahmur?

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Ben gölgene sevdalı bir bulut,
Seni sevmekten sanık yüreğime,
Diyorsun ki, unut!
Aşk tüten gözlerin,
Öyle bakmıyor güzelim, bakmıyor.
Avuçlarında kaybolurken zaman,

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Kazanlar kaynadı, sofralarda aş,
İftarda koşturmaca, tatlı telaş,
Ruh inceldi, tükendi gözlerde yaş;
.................................Sile sile,
.................................Sile sile...

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Akdeniz kokulu, yakamoz gülüşlü dilber!
On dört şubat sevgililer günüymüş bana ne?
Ruhum, gittiğinden beri kendinden bihaber;
Sevgi nehir olmalı, mesafeler bahane,
Kıraç vahalarıma akacak mısın söyle?
Bir gün değil, bir ömür yürüyelim beraber.

Devamını Oku
Muhittin Alaca

Bayram

Geçti yazlar-güzler, zemheri kışlar,
Hicranla yanıyor, sol yanda yaram.
İnceden süzülür, gözümden yaşlar,
Anılar tütüyor, bak buram buram.

Devamını Oku