Şiirin ressamı Su Yücel’in sözünden
Can Baba’nın Su’da kalan izinden
Bir Can Yücel çizdim gönül gözümden;
Can Yücel’den yaşamak istedi canım
Elbette çuvalladım
Bağrında türlü dirilim barınan
Güneş ve sudan canlar yaratan
Ölü otlardan güller açtıran
Ben, kara memeli toprak anan!
Yasak meyve dururken dalında
Çayın demliği gelindir
Isındıkça demlenir
Demlendikçe kararır.
Demlik altı kaynanadır
Sürekli kaynar durur
Gölgeli manalarınla
Saklanıp saçlarına
Öyle gizliden bakma
Bende simit
Sende şeker
Hani merhamet çölünde ağlar ya dua
Gene de zerreden gölge düşmez yoksula,
Tövbe etmişken inancın dili saflığa
Uyur ya vicdan, yürürken nefsin kolunda;
Çiçek gibi gelinle gerdeğe konmuşsa zorba
Aşkın ateşini harladı
Akıl yüklü gemileri yaktı
Cesur bir yürekti delikanlı,
Şimdi bağrını dağlayan kordan
Bülbüldü gülün altında yanan…
Ayın arkasında raks eden güzel!
Kaçamazsın hayalimden
Yürek atımı oklar saldım peşine
Deli döne vuracaklar kalbine…
Bir göz var ki bende
Gülmek istedim
“Erkek adam gülmez!” dediler
Ciddiyetin kaşlarıyla indirdiler;
Ağlamak istedim
“Erkek adam ağlamaz!” dediler
çınar yalnız uyur kendi gölgesinde
mecnun yalnız yanar gönül çöllerinde
ölü yalnız çürür ıslak kefende
sular yalnız yürür tohum çilinde
Bugün evden çıktın
(Dostlarınla sohbete kaçtın)
Sessiz sakin, sanki ben yokmuşum gibi
Bilemezsin ne manasız bir zaman kaybı
Eve kapanma zoru gerçekten can sıkıcı
Seninse çıkmaya sağlam bahanen vardı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!