Senelerdir yazma işlerindesin.
Ama gerçeğin,
Olması gerekenin peşindesin.
Sen böyleyken,
Kimileri kulaklar, gözler kapalı,
Düşler hangi hayatı?
Diyorlar:
" Asırlık gripler var. "
" Bkz İspanyol gribi... "
Daha anlaşılır açıklamalar var.
Daha basit açıklamalar var.
" Robotik sisteme geçeceğiz. " dediler.
Hayatımın büyük bir kısmını,
Bir bilmeceyi çözmeye ayırdım.
İpuçları toplamaya çalıştım.
Ya da topladım sandım.
Benzemez çengele, kare bulmacaya.
Her dönem bir macera.
Nasıl geleyim bugüne anne?
Önce yücelerin dizelerinde dolaştım.
Sonra ben ilkokula giderken,
Belki daha da öncesi,
TRT tadını ekledim.
Bu gezintiye.
Senelerce " Neden böyle oldu? " diye sordum.
Sonra bir kurs buldum.
Sorunun akademik cevabını buldum.
" Tedarik zinciri kısaldı. "
Seneler sonra birinci ağızdan,
Bugün cahilliğim küçücük bir kısmını,
Yok ettim.
Nasıl mı?
Diyelim seksen birden,
Doksan dokuza,
Kadar duyardım.
Alanı da,
Satanı da,
Çakmaya mecbur ettiler.
Üstüne üstlük satan işçilere yalanlar söylentiler.
İşçinin günahı yok.
Günah varsa konuşmayan patronundur.
Kimi çalışanlar bunu düşler.
Kendi sorumlulukları çerçevesinde yaşadıkları problemlerde,
Üstlerinden aldıkları direktiflerde bu bir tutkuya dönüşür.
“ Ben kendi işimin patronu olsam şöyle yaparım. “ derler.
“ Ona şöyle derdim. “ derler.
“ Berikine böyle ederdim. “ derler.
Cama vuranları gördük hayat yolunda.
Arası bir cam var iki oda.
Oturursun bir odada.
Cama vurulur yan odada.
İşaret dilinde kendince çığır açan.
Sensin bir şey anlamayan.
Arslan belgeselleri ile büyüdüm.
Bunlar okuma, yazma bilen,
Konuşan cinsinden.
Bazen haberlerde dinlerdim kendilerinden.
Bu yüzden onlara özenen ben,
Ben büyüdüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!