Eskiyi anlatıyormuşum.
Eskiyi bırakmalıymışım.
Bunu yapmam için,
Bu zamana dair anlatacak,
Bir güzellik bulmalıyım.
Acaba var mı öyle bir şansım?
Eski denebilecek dönemi,
Belki 80’leri,
Ucundan yakaladım.
Bununla kıyaslama şansı buldum.
O siyah beyaz filmlerle büyüdüm.
“ Of yine mi? “ dedim.
Tarih boyu o meşhur eve girenler makbul oldu.
Kader bu ya o meşhur girenlerce bizler makbul olduk.
Eee biz makbulsek,
Bu ev bizlerden önce sizin evinizse,
Temizlemek size düşer bizce.
Bir gün o eve gelirsek,
Bir tarih yazıldı leyhimize zamanında,
Dinledik.
Okuduk.
Yetmedi.
Sordum.
Sordum.
Ortaokul sıralarında,
Bir Türkçe öğretmenimiz vardı.
Adı Sıtkı Çağlayan’dı.
Onun sayesinde kelimelere,
Dizelere,
Dörtlüklere bağlandım.
Seneler önce güçlü bir bağlantı kurulabilir.
Ortam müsaittir.
Koşullar müsaittir.
Ne kadar müsaitse o kadar güçlü zannedilir.
Zaman içinde test edilir.
Çeşitli sınavlardan geçirilebilir.
Hayat yaşadıkça gösteriyor.
Öğretiyor.
Değişik insanlarla tanışıyorsun.
Bu insanlardan kimisi,
Sana birşeyler öğretiyorlar.
Eğer sen de bunun değerini biliyorsan,
19 Mayıs 1919’da,
Ne yapmışlar bizim yolumuza.
Sense günlük hayatında,
Bir kez olsun çevrene baksana.
Bahane bulma.
Devam etmek için günlük hayata,
Dünyaya adım attım atalı,
Bir tablonun önündeyiz.
Bu tabloda çok değişik figürler var.
Ama bizler tablodaki dolara,
Marka odaklıydık.
Mark değişti tabloda.
Barış ağabey dersler verdi.
Şarkıları dersti.
Yetmedi.
Programları dersti.
7’den 77’yede,
Kimine Adam Olacak Çocuk,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!