Lise bitti.
Bir kep attın.
Sonra etkisi kalıcı aşıya başladın.
Aşıyı alırken elinde defterlerle dert yandın.
Aşının kıymetini anlamadın.
Sonra sevinçle, umutla bir kep daha havaya attın.
Birkaç dizi sende yer etmiş olabilir.
Bunlar bir, iki tanedir.
Onun için o kadar değerlidir.
Replikleri,
Sahneleri,
Seneler geçse bile aklındadır.
Seninle 35. Babalar Günü’nü görüyoruz.
Tarih sahnesine çıkışım Ocak 1981.
İlk güne de yetiştim.
Onun için 35’inci.
Bu 35 Haziran içinde neler yaşandı.
Bu film uzun metrajlı.
Dişe dokunur bir yere gelene kadar,
Aslında okuldasındır.
Eğitim devam eder.
Devam etmekle kalmaz.
Artar.
Ama senin için öyledir.
Patron üzerine düşeni yapan insandı eskiden.
Şimdikiler “ Ay bana bir şey olur. “ diyorlar.
Eğer öyle diyorsan,
Korkuyorsan,
Ne işin var o makamda.
Hani içeride patronsun ya,
Eskiden yakın tarih kitapları okurdum.
İnsanlar anlatırlardı falanca tarih falanca saatte şöyle oldu diye.
Hayret ederdim.
Bu insanlar bunu nasıl hatırlar diye.
Nasıl hatırlanırmış öğrendim seninle.
9 Ocak 2013 tarihinde,
İnsanlar renklere gönül verir.
Gerekirse onlar için üzülür.
Eğlenir.
Ama bir renk var ki,
Gün gelir öyle birşey ister ki,
Göster o zaman yüreği.
Şanslıyım.
Çünkü en kebap tarafından 80’leri gördüm.
Sadece ben demiyorum.
Dizisini de seyrediyorum.
Benim farkım en kebap,
Sorunsuz tarafından olması.
Pırasa sapı değil.
Fincan sapı hiç değil.
Sene 2006’dan beri,
SAP bilendi İK’nın tercihi.
Yoktu dersi.
Kursu bulasın ara ki.
Mart 2014’te Gebze’ye geldim.
O güne kadar bu özel sektördeN herşey çıkar da adam çıkmaz dedim.
Sonra tanıştım bir adamla.
Depo depo değil sadece inşaat da gezen adamla.
Bu adamı sabah yarım saat, akşam yarım saat gördüm.
Telefonu susmuyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!