Bir gün başına bir iş gelir.
Ona gidersin seni duymaz.
Buna gidersin seni duymaz.
Bu iş bir fare gibi seni kemirir.
Uyutmaz.
Hayatta tat bırakmaz.
Meşhur maceranla gelmiştin Bahçelievler'e.
9 Ocak 2013'ten beri gelmedin hiçbir gece.
Samsun'da gelmedin.
Çayırova'da beklerim.
Gel bir gece.
Bütün rüya senin.
Gerçek acıdır.
Onun için yüzdüğün küçük havuzundan çıkmalısın.
Okyanusa açılmalısın.
Sakın evini okyanus basmasın.
Kaçtığın gerçek hep seninle.
Seninle ve koruduğunu zannettiğin beraberindekilerle.
Stresli bir anda,
Biri belirir kapıda.
Hiç ummadığın bir zamanda.
Seslenir sana:
" Aç kapıyı bezirganbaşı. "
Bu bir çocuk oyununun lafıdır.
Baştan söyleyeyim.
Bu göz göze gelinen,
Haziran sıcağında,
Karadeniz'dir unutma.
Marmara'dan çıktım.
Kendimi Karadeniz sularına,
Birşey demek için,
Ya da bir uyarıda bulunmak için,
Bir ortama girersin.
Girdiğin anda,
Sana derler: " Sonra ",
Kemal Sunal'ın " Sakar Şakir " i gelir aklıma.
Selamlar sana Fuat Ağabey,
Biz seni tanıdık yakalamak isterken Sakar Şakiri,
Şimdilerde anladık başka bir özelliğini,
Küsermişsin yuva çocukları gibi.
Bu da hatırlattı bana başka birini.
Bu kişi üç, dört yaşındayken,
Hareketsizsen,
Kendi küçük dünyanda,
Onu korumak adına,
Bekliyorsan cenin pozisyonunda,
Hiç yakınma.
Aman dokunmasınlar sana.
Selam sana komutan.
Dünürünle sözleşip gitmişsiniz,
Beni beklemeden.
Bir sofra kursaydık,
Dünürün, damadın, oğlun ve benimle.
Gerçi sen benim askerden gelmemi beklermişsin.
Bu taraftan öbür tarafa dizelerden köprü kurduk.
Dilekçe üstüne dilekçe sunduk.
Adres mi yanlıştı?
Makam mı yanlıştı?
Bir cevap gelmedi.
Bu tarafta işler karışık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!