Biz aykırı ses çıkartırız.
İster bir kanalda.
İster bir fabrkada.
İster bir platformda.
Bedeli ne olursa olsun.
Akan su doğruyu bulsun.
İsimleri dönemin Sabah gazetesinin,
Ek olarak verdiği Ayşegül serisinden gelir.
Sene 92,
İlkokul bitmişti.
Nail’in orada,
Olabildiğince gençlerdi.
Birincisini yazdım.
Olaylar beni ikincisini yazmaya itiyor.
" ATATÜRK’le tam bir asır var aramda. " dedim.
68'liler, 78'liler,
Sizler birer altınsınız.
Değerleri olaylar karşısında tavan yapan.
Sizler yüce kuşaklarsınız.
Neden yüce kuşaklarsınız?
Çünkü vardı değerleriniz.
O değerleri toplumdan,
Okumanizdan,
Birbirinizle konuşmanızdan,
Selamlar sana.
Bu defa biraz gireceğim senin alana.
Onun için kusura bakma.
Hatırlar mısın?
Bilir misin?
Bir dizi var.
80’lerde piyasaya sürüldüm.
80’lerde büyüdüm.
80’lerde insanlığın son kalıntılarını gördüm.
Bir müze,
Ya da kalıntıları gezmek gibi,
Ne tuhaftır hepinizin o zamanki halini de hatırlıyorum.
Seninle aramızda tam bir asır var.
Sen bilir misin bu ne zor birşeydir?
Umutlarla büyürsün.
İnsanların sana ihanetini görürsün.
Yaşı bundan ne kadar büyükse suçu o kadar fazladır.
Bu acıyı taşıyarak yaşamak varmış kaderimizde.
90’larda Hasan GÜNEY’le Ankara’ya giderdik.
Ya orta okul ya lisedeydim.
Arabanın içinde,
Çeşitli yerlerde başlardı:
“ Burada bu vardı. “
“ Şurada şunu yapardık. “
Selam sana adaş.
Sana dair anılarla, hayallerle büyüdüm.
Bu yolda kimi zaman oğlunu renkten renge bürüdüm.
Nasıl bürünmesin?
“ Hoş geldin falanca amca. “ dedi.
Bana “ Dedenin arkadaşı. “ dedi.
Selamlar yine size.
Sizi sofrada rahatsız ettim.
Ama bakıyorum size özlemle.
2007’de FACEBOOK diye bir şey,
İcat ettiler.
Sizin döneme dair fotoğraflar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!