Eskiden resim çizilirdi kağıda.
Mektup yazılırdı kağıda.
Şiir yazılırdı kağıda.
Şimdi insan benzedi kağıda.
O büyü neredeydi?
Baksan kağıda,
Kıvılcım beklersin ya,
Kıvılcım sensin unutma.
Senden ibaret bakma hayata.
Hayat var senden sonra.
Gitmeden bir işe yara.
Bak bıraktığın mirasa.
Tarihte nadiren değişti düşünce.
Günlük hayattan yöneldi uzak hedefe.
Kapsayıcı oldu benden bize.
Ortaya çıktı ancak herşeyden vazgeçince.
İhtiyaç var öyle bir vazgeçişe.
O vazgeçişi okuduk senelerce.
Bu sabah yine aklıma geldin.
Bu sabah yine uyanır uyanmaz yine aklıma geldin.
Bu sabah yine gözümü açar açmaz aklıma geldin.
Bu sabah yine apansızın aklıma geldin.
Bu sabah yine nedendir bilmem aklıma geldin.
Bu sabah yine seneler sonra aklıma geldin.
Koştuk.
İş peşinde koştuk.
İş gelince,
Ev peşinde koştuk.
Araba peşinde koştuk.
Çocuk peşinde koştuk.
19 MAYIS 1919’da,
ATA,
Samsun’a bir adım attı,
Bakın neler yaptı?
Bakmıyor değiliz.
Sadece bakıyoruz.
35 senenin 33’ü bir yana,
2’si bir yana,
Ağaç 33 sene bir ormandaydı.
Sonra o orman yok oldu.
Bir yol kenarında özgür bir o kadar,
Tek başına bir o kadar.
Ailede ahlak dersi aldık.
Hem teorik,
Hem uygulamalı,
Mahallede ahlak dersi aldık.
Sıradan insanlardan,
Uygulamalı olanından,
Bir denizde yüzüyorduk.
Sonra bir kayıkla denizden toplandık.
Küçük akvaryumlara alındık.
Oralarda volta atar olduk.
Balığız ya eski halimizi de unuttuk.
Unuttuğumuz için eskiyi kıyaslayacak,
Senelerdir bilim kurgular seyrederiz.
Türlü türlü,
Varlar mı?
Yoklar mı?
Diye düşündük.
Şimdi ne zaman gelecekler?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!