" Okul " dedim.
Yine " Okul " diyeyim.
Dertli öğrenci Muharrem'le,
İş hayatındaki Muharrem'in,
Kafalarını bir tokuşturayım.
Öğrenci Muharrem sen derslerden yakındın.
İnsanlar arasındaki farka,
" Bireyciler ve toplumcular. " dedim.
Bu tarafta da öbür tarafta da,
Geçmişte toplumcular çoğunlukta.
Bireyciler azınlıkta.
Günümüzde bireyciler çoğunlukta.
Yirmilikken akraba emeklilere:
' Emekli olmak varmış. "
Dedim.
Nesnel cevabı yedim:
" Sen her emekliyi bizim gibi mi zannediyorsun? "
Sonra yaş otuz yedi oldu.
Hep söylüyorum.
Yine söylüyorum.
81’liyim.
Eğer 71’liysen,
Emsalimsin sen.
Eğer 91’liysen,
Okul hayatı bitti.
Hayallerle başladım bu yola.
Emtialar için kopan kıyameti gördüm.
Bu kıyameti koparanları da gördüm.
İnsanlık elden gitmiş.
Bir kıyamet kopacaksa bunun için kopsun.
Şimdiler yeni yeni enerji kaynakları aranıyor.
Bazen de yanı başında enerji kaynakları bulunuyor.
Sana bunlar bir telefonla,
Bir mesajla,
Ya da yolda görmeyle,
Geliyor.
Bu kavram 80’lerde,
Yani beraber bizimle,
Girdi sözlüklere.
O zaman para konulu,
Konuşuldu.
Hiç düşünülmedi.
Senelerce benden çok önce,
Filmler ekrana gelince,
Of yine mi?
Diyerek seyrettim.
Bugün yine bir tanesini seyrettim.
Ama farklı bir gözle,
Eskiden rakı sofrasında buluşan insanlar,
Cuma günü camide buluşan insanlar,
Akşam apartmanda iki satır laflar,
Nerede şimdi o insanlar?
Şimdi akşam apartmanda,
İyi akşamlar dedin ya,
Birkaç tane siyah beyaz fotoğrafım var.
Böyledir geçiş döneminde doğanlar.
Siyah beyaz dünya aslında bir rehberdir.
Alsan eline birkaç kare,
Ya da Facebook’ta uçurur kare kare.
Çelişki başlar onlara bakınca.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!