Muhammet Bora Candan Şiirleri - Şair Muh ...

Muhammet Bora Candan

Sanat bir saltanat.
Evrende galaksilerden yazılı bir isim.
İnsanın çıkarları çıkmaza sürükledi duyguları.
Yaşadığı yeri terk eden insan vicdanı.
Vicdanlarımız bizi terk etmiş bir elveda demeden.
Toplumun efendisi yöneten değil hizmet eden…

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

İnanç, irade, cesaret, erdem, sevgi…
Yol belli de yolcu hani?
Kendini bil ve yerini zamana uydur
Haklı olduğun şey uğruna güneşi söndür.
Kullan aklını pas tutmasın.
Akıl düşünce fabrikasıdır, çalıştır batmasın.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Yıllar sonra, dün gece rüyamda gördüm seni.
Özlemle tutuyordun ellerimi.
Kokunu hissetim yanımda.
Sanki sen vardın her anımda.
Gözlerime baktın,
Yüzünden okunuyordu sevgin.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Ahh… Bahar gelmiş, yaz gelmiş bana ne.
Benim baharım da yazım da
Sevgilinin bir tebessümünde.
Doğanın kurbanıyız hepimiz, tamam.
Ama kışın solup baharda açmak bana haram.
Benim mevsimim rüzgâr mevsimi.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Buram buram sevda türküleri yanar bu ateşte.
Eline yapıştırır silahını Mehmet’im damlalarca alın teriyle.
Bir damla daha fazladan sarılayım anama derken,
Henüz yaşamı yeni çözmüş, iyi ile kötüyü birbirinden elerken
Kahpeler mayın döşer yollara Mehmet’imin kollarını ondan almak için.
Mehmet’imin anasına sarılmasını engelleyen bu nasıl bir kin?

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Yaşam işte, kimini şair yapar kimini şiir.
Gözlerin kapalıysa sıradan bir taş, altın da gelebilir.
Aşk görünmez mi gerçekten.
Mikrop da gözle görünmüyor,
Hastalık kaparsın aşkın dişlerinden.
Kalbin damlar gözyaşı adı altında.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Hatam da sendin affeden de…
Önce gözlerimden kalbime girdin,
Sonra kalbimden gözyaşı olarak indin gözlerime.
Dize geleceksin düze indiğinde.
Dert mi yaşadığını sanıyorsun, gel de biraz beni dinle.
Birgün mutlu olmak için kendimi her gün mutsuz ettim bilmezsin.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Senin yıldızlara bakışın, yıldızlardan daha güzel.
Seni korumaksa gaye,
Korkmam koşarak gelsin ecel.
Gözlerin cumhuriyet, gülüşün bayram…
Konuşman bir inci, Tanrıdan bana ikram.
Seninle ben tek beden gibiyiz.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Canavar: Kapital Sistem
Toprak: Halk
Meyve Dalı: Liberal Özel Sektör
Meyve: Sermaye ve Ürün

Bugün canavarın masasına bir meyve tabağı daha konuldu. Canavarı doyuran bu meyvelerin dalları gelisimleri süresince gerekli mineralleri topraktan aldı ve minarellerini karşılayan toprağı hep yukarıdan izledi. Toprak ise beslediği meyvelerin dallarına imrenip onlar gibi olmak istedi. Meyvelere ve dallara ulaşmak isteyen toprak kendi arasında rekabete başladı. Bir düzlük olan zeminde çukurlar ve çıkıntılar oluşmaya başladı, topraklar arasında uçurumlar oluşuyordu. Bu durum canavarın hoşuna gitti. Çünkü toprak bu haliyle sürülmüş toprak halini almıştı (kimi yukarıda kimi aşağıda) ve sürülü toprak daha fazla meyve oluşumu manasına geliyordu. Bu durum meyve oluşumu açısından iyiydi ama topraklar arasında derinlik arttıkça durum toprak için olumsuz bir hal alıyordu zira toprağı derin sürmenin toprağa zararını çiftçiler bilir. Ara sıra meyveler çürüyüp kendini besleyen toprağın yanına düşüyordu. Bazen ise dallar kuruyup yukarıdan baktığı toprağın bir parçası oluyordu. Ama genel anlamda canavarın karnı doyuyor ve doydukça açlığını daha fazla hisseder hale geliyordu. Ara sıra toprakta meyvesiz çiçek açan bitkiler yetiştiğinde canavar bunları yiyemeyecegini bildigi icin kökünden koparıyordu. Aynı muameleyi çürük meyve veren bitkilere de defalarca yapmıştı. Onun istediği sadece karnını doyurmaktı ve toprağı yiyemeyecegini bildigi icin onu meyvelere giden bir aracı olarak kullanıyordu. Aynı zamanda meyveleri beslemeyen çakıllardan ve taşlardan toprağı uzak tutuyordu. Toprağın da gönlü olsun diye toprağa ara ara su tutuyor ama yine de bu durum topraktan gelen fikirleri engellemiyordu. Birgün toprak canavara, toprağın içinde yetiştirilebilecek meyvelerden bahsetti; fakat canavar bu teklife sıcak bakmadı çünkü toprağın üzerinde yetiştirilen meyveler daha tatlıydı. Canavar yediği meyvelerin çekirdeklerini tekrar toprağa attığı için meyve sayısı giderek artıyor; ama bu durum canavarın toprağa ithal meyve fidanları dikmesine engel olmuyordu. Toprak kendi meyveleri ile uğraşırken artık ithal meyvelerle de uğraşır olmuş, bünyesinde bulunan ve meyveleri beslemek için gerekli olan mineralleri zamanla kaybolmuştu, toprak açıkcası can çekişiyordu. Yine de yukarıya baktığında gördüğü meyveleri yıldız olarak hayal ediyor, onları mitleştiriyor ve birgün kendisinin de meyve veren bir dal olacagını hayal ediyordu. Canavar ise sırf rant için toprağı başkasına bile devredebilirdi, toprağın altında ne olup bittiği umurunda değildi, orada bir hazine olduğunu hiç sanmıyordu. Midesi büyüdükçe acıkan canavar biliyordu ki meyveleri ölebilirdi ama toprak ölümsüzdü, bu yüzden meyve ağaçlarının üzerine titrerken hep toprağı hor gördü, ezdi, çiğnedi, kazık çaktı… Toprak olmasaydı meyvelerin ve kendisinin olmayacağını biliyordu; ama bundan daha önemli bir bilgiye sahipti: Bunu toprağın bilmediğini de biliyordu. Kendi engebesini ve yükseklik farkını kendi yaratan toprağın üzerinden bir daha asla mutluluk araçları toprağın düz olduğu zamanlardaki gibi geçemedi, hep sarsıldı.

Devamını Oku
Muhammet Bora Candan

Ben başımı eğdikçe senin gururun şaha kalktı.
Sigara içmek öldürüyor
Peki ya senin yaptıkların çok mu farklı?
Canım sigara istediğinden başlamadım ben.
Ben seni istediğimden…
Sigaramın ucu gibi alev alevdi bakışların.

Devamını Oku