Kimse bir ben olmayacak.
Kimse gözlerine benim baktığım gibi bakmayacak.
Kimse gidişiyle benim kadar içini yakmayacak.
Kimse benim kısacık zamanda bıraktığım izi
Yıllarca bırakamayacak.
Kimse seni benim anladığım gibi anlamayacak.
Hoş geldin gönlümün sultanı.
Hoş geldin hayatımın ilkbaharı.
Binlerce kez hoş geldin sana,
Hoş geldin gönlümün yurduna.
Hoş geldin mavi ve yeşil gözlüler ailesinin,
Kara gözlü gelini.
Dini, rahatlık sananlar varmış.
Ayırt edemezlermiş ne iç ne dış.
Bunlar yobaz, bağnaz insanlarmış
Din ise araç.
O kadar ibadet ettiler cennettir amaç.
Seni affetmeyeceğim.
Çünkü senden sonra tahminimden de iyi gitti her şey.
Ve senin tüm bunlardan haberin bile olmadı.
En kötüsü de buydu belki de…
Ben bu güzellikleri yaşarken,
Her seferinde sana ihanet ediyor gibi hissettim.
Bir ömür sürdüm yorgun omuzlarımla,
Kimse yükümü görmedi.
Gülüşlerimin altına sakladığım
Bin kırık aynadan
Her gün başka yüzler topladım.
Yaprağı olmayan ağacın bir güzelliği de,
Bir gün yaprak açabilecek olması umududur.
Yaprak dökülmeden sonbahar mı olur?
Yaprak kurtulabilir mi sonbahardan?
Peki sonbahar hangi yaprağa acır?
Hangisine kıyar?
Birini sevmekten korkar hale geldim sayende.
Ruhumun derinliklerinde bir yerde…
Tamam, anlatamadım.
Seni çok sevmiştim be işte…
Biliyor musun sana hakikaten acıyorum.
Çünkü hakikaten körsün.
Sınıflar bende kaldı
Ve gölgemden ayrılıp gölgemi çiğnedim.
Rus ruleti oynasın yine yüreğimle zihnim.
Sığmasın yüreğim göğüs kafesime.
Kandan kına yakarım beni okuyanın kalbine.
Ölümümüz rüyasız uyku anı…
Havva’mı tam bulmuşken kaldım havasız.
Beni mutlu eden tek şey mutsuz olmasın;
Bir olsun yolumuz, yuvamız.
Aslında mutlu olmanın tek bir sırrı var:
Doğru olanı seçmek.
Tek bir gerçeğim onca hayal oluştururken
İnsan bazen bırakıp gidebilmeli;
Ömrünü adadığı bir mesleği,
Her saniye kapısını çalan endişeleri,
Yıllarına mâl olan bir kariyeri,
Herkesin imrendiği o muhteşem serveti,
Kendisine engebeli gelen yüzeyi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!