Kahverengi:
Savaş, kır, dök, canlar yak, öldür, bitir, tüket…
Bu evreni sana verecekler,
Biraz daha sabret.
Gir savaşa, al toprağı;
Aldığın toprak senin ya…
Bitti peri masalları, göremedik sarayları.
Benden alacağı bir helallik kaldı.
Gözlerime bakıp bana verdiği zararı görmeliydi.
Bu kitabın önsözünü kim kitabın sonuna yerleştirdi?
Masallar bitti, ama kitap yarım kaldı.
Aynı kitapta şiirler ve masallar bir aradaydı.
Taştan çitlerle örülü etrafım,
Hayallerim…
Bir çıkış yolu bulamıyorum,
Kendimi ait hissetmediğim bir dünyadayım.
İçimde ötelerin sesi var,
Ama kimseye kendimi ifade edemiyorum.
Aşk ateşini iki kişi yakar,
Biri söndürür gider,
Diğeri ise külleri temizler.
Af dilenirsin kapısında,
Ne de olsa onun için değer…
Bil ki, seni suçlu görüyorsa affedebilir,
Sen gittikten sonra
Aşk ölüm oldu,
Ölüm ise aşk.
Her kaçma girişimimde
Taş kalbine takılıp sana düştüm yine.
Vazgeçmekten vazgeçip,
Bilinçaltıma sen damlıyor, anlaman çok zor.
Kalemim seni yazdıkça öfkemi siliyor.
Düşünceler bile seni düşünür yalnızken.
Sen bir gülsün, söylediklerin ise bir diken.
Kalbimi kaçıran sana, fidyem olsun canım.
Sen ilk kar tanesi ve mutluluk,
Sen kalbimde sakladığım en olgun çocuk,
Sen sonsuzluk var diye haykıran göz,
Sen üzerine başka bir şey söylenemeyen söz…
Dünyanın en güzel yeri senin yanın.
Huzur verir yüreğime benimle her anın.
O gelince mekân içe çöker.
Kulenin zirvesine iner ve zamanı büker.
Gezegenlerin yanından geçerken
Gezegenleri kendisine çeker.
Yaratılan her şeyin,
Tanrının hayal etmesi olduğunu söyler.
Biz hisli delikanlılardık,
Geleceğe dair hedefler koyardık.
Büyük hayaller kurardık birlikte
Dur diyecektik tüm bu kötülüğe.
Öğretecektik dürüstlüğün ne olduğunu,
Bulacaktık kimselerin bulamadığı o yolu.
İnsanlık bu işte,
O kadar kör ki tırnak için feda etti sağlam bedeni.
Yerin altında aradılar,
Oysa maden gökyüzündeydi.
Bütün bir ilgimiz, alakamız ve özentimiz;
Zerrenin zerreye olan hayranlığıydı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!