Her zor anımda yanımdaydın,
Gözümde mükemmel biri olurdun,
Bana o zor anları yaşatan sen olmasaydın.
Beni cebine koyma delerim cebini.
Bilirim ki senin cebin gönlünden çok daha iri.
Ne şeker kızsın sen, çürüttün tüm duygularımı.
Korktum hayatın arasına karışmaktan,
Ya canım yanarsa diye.
Bilgisayar oyunlarının arasından çıkıp geldim şimdiye.
Çocuktum,
Mavi dağlara yürürdüm ve onlar hep mavi kalırdı.
Gökyüzünü elimle yırtardım,
İyi geceler
Geceni benimle paylaşamadığın her gece için,
İyi geceler dileğinde bulunamadığım her gece için
İyi geceler
Şu ana dek ne kadar iyi geceler demek istediysem o kadar
İyi geceler, binlerce gece için iyi geceler.
Bitti peri masalları, göremedik sarayları.
Benden alacağı bir helallik kaldı.
Gözlerime bakıp bana verdiği zararı görmeliydi.
Bu kitabın önsözünü kim kitabın sonuna yerleştirdi?
Masallar bitti, ama kitap yarım kaldı.
Aynı kitapta şiirler ve masallar bir aradaydı.
Sen gittikten sonra aşk ölüm oldu, ölüm ise aşk.
Her kaçma girişimimde taş kalbine takılıp sana düştüm yine.
Vazgeçmekten vazgeçip, aldatmayı aldatıp içime kazıdım seni.
Hayat uykusundan öpücükle aşka uyandırmak için sevgimizi.
Sevgimin her metrekaresinde senle bir hayal doğdu.
Ama hiçbir hayalim bir sen daha doğuramadı.
Sen ilk kar tanesi ve mutluluk,
Sen kalbimde sakladığım en olgun çocuk,
Sen sonsuzluk var diye haykıran göz,
Sen üzerine başka bir şey söylenemeyen söz…
Dünyanın en güzel yeri senin yanın.
Huzur verir yüreğime benimle her anın.
Biz hisli delikanlılardık,
Geleceğe dair hedefler koyardık.
Büyük hayaller kurardık birlikte
Dur diyecektik tüm bu kötülüğe.
Öğretecektik dürüstlüğün ne olduğunu,
Bulacaktık kimselerin bulamadığı o yolu.
Bizim istediklerimizi bu dünyada kimse veremez.
İstediklerimizi bu dünya veremez.
Biz ötelere sevdalıyız,
Öteler bizi çağırır.
Düşündükçe saçlarım ağrır.
Bu dünya bir aldatmaca.
Kibritçi kız kibritinin alevinde yandı, kül oldu.
Son kibriti kalbinde yaktı
Ve adımladı bilinmezliğin izbe yolunu.
Kalp ritminde tutkularının harfleri yazılıydı.
Kalbi kabri oldu, kendini alevin içine aldı.
İçinde kopan fırtınalar sadece kendisineydi.
Bakışları hâlâ aynıydı, yüzü ise daha soluk…
Birlikte yürüdüğümüz yollarda birbirimize karşı cephe kurduk.
Şimdi bin parça yüzümden düşen.
Önce gözümden düştü, sonra yüreğimden.
Gökyüzü, güneşi doğurdu her sabah.
Düşüncelere ütü çektim silbaştan.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!