Bizi kandırıyorlar.
Onlar gibi olmamızı istiyorlar.
Bu düzenin,
Tek yol olduğunu savunuyorlar.
Hayır, onlar gerçekleri gizliyorlar.
Ölüm gelir dostlar el olur.
Aşk yardan dökülür Mevla’ya sel olur.
Akar yaşı gözün göl olur.
Ya Rab bekler yarlar yol olur.
Verirsen balı da, zehri de içer.
Yıllar geçti aradan,
Farkı yoktu yılların asırlardan.
Düşündüm de, acaba haklı olan o muydu?
Belki de bu aşkın gerçekten bir yolu yoktu.
Belki bende eksik bir şeyler vardı,
Belki aşk değildi bu,
Kaçma benden,
Çünkü bu davranışın beni çok kırıyor.
Ben sana asla zarar vermem.
Kendi yüreğimi kanatırım,
Hatta kendi hayatımı karartırım;
Ama senin bir tel saçına dokunmam.
Umutlarım,
Gecenin ortasındaki sokak lambaları gibi.
Gidecek olanlar artık hiç acıtmaz oldu,
Çünkü içimde öyle bir sancı var ki…
Öyle bir sancı var ki
İsterse bir bir sönsün sokak lambaları.
Samsun’un Çarşamba ilçesi.
Meşhurdur sekiz köşe kasketi.
Kabadayılar yürür köprünün ortasında.
Cesaret ve yiğitlik vardır her voltasında.
Kadınları bile bilir silah kullanmayı.
Kardeş ilçesidir Terme’si, Ünye’si Fatsa’sı.
Yaşamak için tek nedenim sensin.
Seni sevmem için ise yaşamın her yerinde bir neden…
Bu siyah beyaz hayattaki tek rengimsin sen…
Sen minicik kalbimde Everest’sin.
Yaklaş, kokun kokuma sinsin.
Sen varken senin dışında her şey vakit kaybıdır.
Bende istencin ötesine geçip temel ihtiyaç oldun.
Bence sen bir meleksin
Ama sen de farkında değilsin melek olduğunun.
Ben cenneti iki yerde betimledim;
Biri ayetlerde, diğeri gözlerinde.
İmzan var kalp ritim grafiğimde…
Düşman oldu pişman, çıktı fötr şapka.
Dolunay vakti kurt dönüştü vahşi bir insana.
Megaloman kudurdu,
Sustu boşlukların tanrısı.
Siyam ikizleri geldi dünyaya,
Biri erkek biri kızdı.
Evrende neye sarılırsan sarıl,
Boşluktasın.
İnsanlığın adresini verin bana
İnsanlığı öldürmek için geliyor yarın.
Belediye otobüsü gibi kalplerde
Sıkış tepiş olmuş aşklar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!