Sen geldin ve sırana geçtin.
Çok geçmeden yere düştü kokulu silgin.
Ben yere düşen silgini alıp verdim sana.
Yüreğimi koyabilirdim bir “Sağol”una.
Sonra göz göze geldik, bakıştık biraz.
Senin yanakların al al oldu, sanki kiraz.
Eylülde bir alacakaranlık vaktinde başladı sevdamız.
Hani bir kızımız olursa adını Eylül koyacaktık.
Ruhumun direnişine engel olamıyorum.
Senin hangi çirkin hâlin seni benden soğutabilir ki.
Hangi senden daha güzeli seni bana unutturabilir ki.
Dün gece yine ağladım.
Ağaçlar ağladı yokluğunda, bastığım her yer kuru yaprak oldu.
Denizler köpürüp dalgaları ruhuma doldu.
Lokman Hekim bulamadı yanan yarama çare.
Gel ilacım ol yoksa tüm kanım boşalsa bu dert kalır içimde.
Düşüncelerimin her zerresine işledin artık.
Düşüncelerimde sen varken gel de sevgini ruhuma tık.
Nasılsın fakirim, işler yolunda mı?
İnsan gibi yaşamak için köpek gibi çalışıyor musun hâlâ?
Amaçların seni amaçsızlaştırdı mı?
Ciğerlerinin karalığı sorun değil, arada beyaz bir kalp var.
Eminim bedenin ruhuna dar, ruhun bedenini terke yer arar.
Aslında bir ölüsün sen, yaşadığına tek kanıt bedenin.
Hatırlar mısın sevgilim,
Sabah seni saatlerce beklediğim durağı.
Geç geldiğin için özür olarak istediğim yanağı.
Bahar şenliklerinde gittiğimiz konserleri,
Geceler boyu çılgınlar gibi eğlenmeyi,
Hatırlar mısın sevgilim,
Belki de bu dünyada teksin, diğer insanlar sınav soruları…
Kalbimiz dev bir şehir;
Kiminin yeri merkez, kiminin mahalle kenarları.
Bizim tarihimizdeki kahramanlarımız başka ülke tarihlerinde canavar…
Midenin dolmasına gerek yok kafa doluysa kalpte dolar.
Denizler bende yüzerken dilsiz konuştu, sağır dinledi.
Kadın:
Seviyorsan, sevdiğini söyleyebiliyorsan nasıl vazgeçebiliyorsun?
Sevgi hani emek isterdi, demek sözlerin bir oyun.
Beni yüzüstü bırakma ne olur, ne olur gitme.
Seven sevdiğinden vazgeçebilir mi, gözlerime bak ve söyle.
Sen gittikten sonra kalbimdeki kan gözlerime vurur.
Hoş geldin gönlümün sultanı.
Hoş geldin hayatımın ilkbaharı.
Binlerce kez hoş geldin sana,
Hoş geldin gönlümün yurduna.
Hoş geldin mavi ve yeşil gözlüler ailesinin,
Kara gözlü gelini.
Havva’mı tam bulmuşken kaldım havasız.
Beni mutlu eden tek şey mutsuz olmasın;
Bir olsun yolumuz, yuvamız.
Aslında mutlu olmanın tek bir sırrı var:
Doğru olanı seçmek.
Tek bir gerçeğim onca hayal oluştururken
İsmini her duyuşumda ruhum ölüm istasyonuna uğrar.
Gözlerimde mağrur bir aşkın acınacak izleri var.
Ne kadar aşkı bağırsam da ona,
O kendi sesini duymayacak kadar küsmüş duygularına.
Beni, çektiği acının sığınağı olarak görmüş.
Her efkârlı hâlimde kendi yaşadıklarını hissetmiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!