Kırk odalı bir kalbin, her kapısı bir devlet,
Aynı kanda can bulur, bu muazzam bir asalet.
Bakü, Bişkek, Taşkent’te; bitmez bizde bu vahdet
Hazar’ın dalgasında şahlanan bir atız biz,
Yasak bir aşkmış gibi düştük bu kor ateşin narına,
El uzattık sanıldı o "Cennet Elması" barına.
Neden itildi seven canlar, bu kör ve dipsiz kuyuya?
Halk bilir kim sadıktır, Hakk’ın kutlu kararına.
Gök girsin, kızıl çıksın; yeminimiz bu!
Turan’dan Himalaya’ya, bir Milletin ruhu.
Bayraklar tek nefeste, gönüller dilde Vahdet,
Bize en büyük zafer; asıl vatandır aslı has olan.
Laiklik devlete mahsustur, isteme bunu hür er-kişi olandan
Yedi iklim, dört bucakta yankılanır bir çağrı,
Bozkır ruhu dirilir, yüreklerdeki sızısı sarı.
Hilal taktiğine eğil, bu bir Turan Destanı,
Damarlarımızda gezen, kadim bir Türk Kanı.
Diril, ey ilim; diril, ey Türk bodun han
Söz verip sözünü tutan er, insana can katan şan.
Gökte kut, yerde töre; yürekte yemin ve iman
Atlan, atların nefesiyle uyan, uyan!
Diril, ey ilim; diril, ey Türk bodun han
Söz verip sözünü tutan er, insana can katan şan.
Gökte kut, yerde töre; yürekte yemin ve iman
Atlan, atların nefesiyle uyan, uyan!
𐱅𐰇𐰼𐰜 𐰉𐰆𐰑𐰣
Türk Dünyası
Orta Asya bozkırından Balkanlar’a kadar izimiz,
Dil bir, kan bir, kader bir; Türk’üz biz, kardeşiz.
Tengri’nin göklerinden İslam’ın nurunda,
Bozkırdan medeniyete her adımda biriz.
Göklerde yıldızlar fısıldar geceye
Yapay zeka düşleri bilimle biçer,
Türkiye şafakta kartal gibi yükselir,
Bozkırda çelik kubbe özgürlük seçer.
Uyan ey Türk eli bozkırlar inlesin,
Türkistan'da zirve zekâlar birleşsin.
Orta Koridor'dan ışık seller gibi akar,
Azerbaycan'la Özbek, Kırgız'la Kazak kucaklaşır.
Damlaya damlaya göl olur elbet sabretmesini bilene
Zahmetsiz rahmet mi olurmuş emek verip terini silene
Güneş balçıkla sıvanmaz hakikat doğar elbet geceden
Yalancının mumu yatsıda söner dersini alır heceden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!