Çekilmiş ahlar mabedimden
Kolum kanadımda kırlangıçlar
Uçuşan vedalı leylaklar gidiyor
Uç diyorum kelebeklere içimdeki
Yok diyorlar
Kör kütük gözlerim sehere seğiren
Vakitlerden bir akşam serinliğinde
Penceme pusan kızıl renginde
Uzaklardan gelir konuklardı
Elinde özlem dolu mektuplar vardı
Bir tavşan kanı eksikti masada
Kalem ve musvedde kağıtları
Yorgunluğum habire mızraklanır
Sayfaları ezik bırakır içimi açıtan fikir
Yüreklere sinen o yaşanmışlıkları hatırlatır
Yüklü ve içli satırlarım
Boş bir nakarattan ibarettir bilirim
Bu acıyla ruhu yıkamak
Ah beni ben yapan şu yudumlar yokmu
Demlenip yüreğime doğru
Akan ayrılıklar
Bardaktan kaşıktan
Soğuk
Ne zaman yükseklerden düşen bir yağmur damlası görsem kendim ile bir tutarım. İçimde kımıldanır resmen şiirin baş harfleri. Ve susar içimdeki sesi dinlerim;
Yağmura bilenmiş gönlüm
Ne zaman gelip yamacıma yaslansa
Bir yalnızlık çiseler içimde
Kafamın dalgalı limanlarına ağlar atar
Yükleyin yüklenin omuzlarda hırgat
Alkış övgü tezavrat
Herşey bir yere kadar
Bu derin arzular
Yığılırken gövdemden atar damarlarıma
Gözlerimin kenarlarından sızan bir nehir
Bir nehir ki
Taşmaktanda tedirgin
Buruk bir tebessüm uzaklara
Yüzümdeki çizgiler
Bir geçmişin yol haritasıdır
Derin ve dolgun bakınır seyreden gözlere Yüzümdeki çizgiler
Gençliğin kaybolmuş bir hikayesidir.
Noktanın ve virgülün şaştığı bu dar günde
Yüzümdeki çizgiler
Zaman külfetsiz ve sessiz
Zaman dalgın bir kırlangıç
Çırpacak kanatlarını can
Yakacak gemileri bir zaman




-
Yaşar Tandoğan Karabulat
Tüm YorumlarBaşarılar, sevgili kardeşim.