Nedamet aynasında çizikler tutmuş yüzleri
Gufteli balgamlar bulaşmış boğazlara
Bu sefih kaldırımlarda kelepli bir yağmur
Derin ve arzulu düşüyor toprağa
Siniliyor bulutların esmez yüzü
Göğsünde dünden kalan soğuklarla
Dil bu söylenir kalp atar
Bir cevabınız olsun yeterki saçma sapan
Varlığımdan habersiz soluyorum
Kimi zaman
Bilmez miyim ağrıyan eklemlerime yok çareniz
Birazcık ilgiden yoksun avare siz
Şafaklarımdan usulca inen ter
Sırtımda dünyanın yospa yükü
Evde üç beş umut bir poşet ekmek
Sevinçleri gözlerinden okunur
Yavrularım
Gün eskir puslu yamaçlara
Sesimde ezilen mısralar bıraktım
Yüreğimde sızlayan anılar
Hiç sonu olmayan körpe karanlıklardı
Yılmadan adımladım korkmadan
Sesimde ezilen mısralar bıraktım
Başucumda ikişer üçer noktalar
Bir kez kıyık kaldı bahar
Kapımdan penceremden sızdı çiçek
Yeşiller bir kez güldü yüzüme
Gidemedim ötelere kıyamadım
Üzerlerini çiğneyerek
Ben hep aynı yerde kaldım
Bir hayatın can damarına kısılarak yazıyorum
Hunharca çekiştiriyor beni imgeler göğsümde
Genzimde tıknaz bir ekşilik bırakıyor
Parmaklarımda titrek bir yalnızlık
En bitkin hallerimde tutunduğum bir daldı yazmak.
Bir eşi yoktu duygularımın
Başına buyruk bütün acıların içinden geçebiliyordum korkusuzca.
En büyük korkum ölçüsüz yazılan duygulardı
Sobalenmişken yağmurlar kafamızdaki yargıları
Güneş saklanmış ise bulutların arkasına
Hafif ve iğneli bir rüzgarın esintisinde bulursun kendini
Yükünü sürdüğümüz bu dünyanın
Kepeknleri kapanmış pencelerler
Kerpiç duvarların sızısı bugün
O kadar kısaldı ki cümleler satırlarımda
Ömrümden sayarken yetişmeyen noktalar kaldı
Sahipsiz cümleler besleyeceğim bu gece sana
Yıldızlar kayacakta gözlerimden dilenmeyeceğim seni
İsteksiz bir tavır takınacağım dünyaya
İçime karlar yağacakta sebebini bilmeyeceğim
Sen kaçıyorsun diyeceksin ben sadece gideceğim
Arkama bile bakmadan




-
Yaşar Tandoğan Karabulat
Tüm YorumlarBaşarılar, sevgili kardeşim.