Siz acınıza şiir ile şekil veriyorsunuz.Acıyı içinizde eritemiyorsanız yön veremiyorsanız, ya bakış açınız yanlıştır yada gittiğiniz güzergah.Bu üç sözcüğü gözden geçirin; kader, tevekkül-tefekkür, dua
Uyutun karanlıkları
Lambaların ışıltısı yeter şimdilik
Ilık bir yaş yanaklarımda
Derin vadilere döker şimdilik
Yutkunuyoruz sessizliğe cam kenarında
Kıyık perdeden açık camdan esen rüzgara merhaba
Azledin gönlümü zifiri karanlıklara
Bir sevdanın kör kurşunlarıyla vurulmuş farzedin
Kanteri içinde gözbebeklerim aynalarda
Tebessümlerim etrafa gülücükler saçıyor zannedin
Bir kaldırım boyu yürüyor ayaklarım
Yüreğim canımı tekmeliyor sanki
Siz hiç şiirden kesildiniz mi bayım?
-Evet
Peki nasıl bir duygu bayım?
Kimseye itirazım yok
Kimseye itirafim yok bu kaldırımlar mahseninde
Parmak uçlarımda kuru ekmekle
Bir yudum su tek isteğim bu kış vaktinde
Kimseye iltifatım yok
Kimseye ahım yok bu soğutucu kıyametimle
Saçlarıma kanat takmış rüzgarlar
Ellerime sızmış titrekliği sonbaharın
Ayaklarımda hışırtılar durmadan
Karıştırıp duruyor dünyayı
Gözbebeklerime karışıp zaman
Akıp geçiyor selamsız sabahsız
Kısık yağmurlar sonlandırır baharı
Ayaklarımızdaki çipri çıtırtıları
Ve toprağa karışan günden güne yaprak
Kapatır ezilen yanlarını dünyanın
Bir yolculuktur bu döngüsel
Biri toprak iken biri çiçek
Bir gece,
Sallanır ruhum boş odalarda,
Uyanmayan bir sabahı açar gözlerim,
Karanlık ürkütücü sakaklara.
Ne bu bildiğim şehirdir, ne de aldığım nefes
Duyulan söz yaşlanınca ağırlaşır
O zaman dolar gözler ıssız odalarda
Dildeki durmayan iğneli kenepir
Akıldan mahrum madur bir haberci
Kime dokunsa yüreği tahamülsüz çığlıklar
Oda anneydi oda babaydı halbuki
Çiğ düşmüş kirpiklerime annem
Saçlarıma kır
Dökmüş baharım bir bir
Avuçlarıma koynuma yediverenlerini
Bir ötesi olmalı bu hıçkırıkların
Bir ötesi gül bahçelerinin kokusuyla




-
Yaşar Tandoğan Karabulat
Tüm YorumlarBaşarılar, sevgili kardeşim.