Bir başka zamandan seyrediyoruz hayatı
Akrebin edepli yerkovanın masum yüzünü görmüşüz
Saniyelerin telaşlı dönüşlerinde
Meğer ki ömrü bir çembere gömmüşüz
Dursada zaman yaşıyormuş ruhlar kefende
Taşkın bir mızrabın ötesindeyiz
Kan çekiyor toprakları uçurumlardan
Kalın bir urganla boğazdan sıkılan can biziz
Ulu ortadayken varlığımız
Bizi yok sayıyor insanlar
Büyük çalımlar atıldı gövdemizde
Bir şeyler eksilecek
Rafından kitap
Gönlünden insan
Kalabalıklaşacak caddeler senin ile
Yalnızlaşacak caddeler
Kendinden eksileceksin zamanla
Baba ben seni içilen sigaraların dumanında buldum hep
Bir onun kokusu kalmış burnumda senden parfüm yerine
Ama hiç içmedim içmemde biliyor musun
Benim çocuğum bir katilin elinden tanımasın beni
Gözünün bir çeperinden
Uslu bir yağmur gibi
Yanaklarında zevceden
Bir katredir ellerim
Ben bu yorgunluklar ülkesinde kanı çekilmiş bir yolcuyum
Ruhumu göçüren bu insanlıktan eser kalmadı
Geçti dağınık kaldırımlardan tozlu raflardan adımlarım.
Adını bile bilmediğim çaresizlik
Genzimi yakan bir zehir gibi işledi
İşlenmeyen onca suç varken
Kimi evetler omuzlarda büyük bir yüktür
Hayırı duyan insanlar tadar kimi zaman
Uçabilmeyi
Hayır diyebilmek olgunluktur
Oldum demekse avanak yapar insanı
Eskitir yüzümle ekşiyen aynalar
Küçücük parmaklar dokunur yüreğime
Saçlarıma taç takan bir bahar
Döker bütün yapraklarını
Umudum göz bebeklerinden okunur
Yalpalayan ayaklar koşar kollarıma
Ey kimseler
Kimsesizlerin ocağına düşmüşüm
Gürül gürül yanan odunlar gibi
Çıkıvermiş mabedim deki yangınlar
Ocağına düşmüşüm
Üşüyen benken yangınlarda
Saatin tiktakları gibi
Sessiz ve içten olmalısın
Farketmek için değil
Farkettirmek için yaşamalısın...




-
Yaşar Tandoğan Karabulat
Tüm YorumlarBaşarılar, sevgili kardeşim.