"Bir taş ustası
Ve
Kelimeleri arka arkaya ahenkle dizebilen, güzel cümleler yazabilen
Bir insandan geriye ne kalırsa o kalacak" dedi,
Ve ekledi,
"Keşke taşlar
Taş ektik taş üstüne,
Bekledik çim bitsin diye,
Ellerin ellerin pis içinde.
Tepeler kum yığını,
Şehirler biraz ışık,biraz insan
Rüyamda tavla oynuyorduk,
Seninle.
Ben taşını kırdım,
Sen öptün beni.
Ben mızıkçılık yaptım ,
Sen bağırdın,
İki kelam deyip geçme,
İki kelamla başlar herşey,
Kelamdan geçer aşkın yolu,
İki kelam bir tebessüm ettirir.
Mine Yılmaz Sevinç
Ne uzun mektuplar yazabilirim,
Ne de uzun şiirler,
Ne laf kalabalığı ister gönül,
Ne kelime üstüne kelime,
Ne gitmeni aslında.
Sen gitme ben de yazmayayım.
Suskunluğum şarkılar kadar,
İniltilerim sokaklar boyunca,
Yanlış giden birşeyler var,
Ama nerede?
Bende değil.
Gizlenmiş uykular görüyorum yastık altında,
Sabah saatlerinde hayatı dinlemek,
Gürültünün içindeki sessizliği çekmek
Ya da sessizliğin içindeki bağırtıları duymak...
Güneş bile sızlanıyor bazen doğumundan,
İç çekmekten başka birşey yok...
İki kelimeyle konuları kapatmış görünsekte,
Bayım "aşk" diyorsunuz da,
Şiirlerden mi çalmıştınız sözlerinizi?
Nasıl diyebilmiştiniz aşk sözlerini
Gözlerime bakarken,
Ellerimi tutup sarılırken
hayret?
Aralık yoktu
Geçemedim hiçbir kapıdan.
Pencereden içeri sürüklemedi rüzgarlar,
Yağmurlar sızdırmadı kapı altlarından.
Sokaklardan başka sevenim yoktu.
Sonbahardan kalma acemi bir yapraktım,
Bir termos çay alacağım yanıma,
Porsuk Çay'ının başında
Şiir dizeceğim sana.
Nerede kalmıştık deyip
Tekrar çay dolduracağım.
İçeceğim, yazacağım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!