Bir ömür bir söğüt ağacıymış aslında,
Akıntı nereye sen oraya,
Aksan yetişemezsin,
Tutunsan durmaz köklerin...
Süzülüp kalırsın olduğun yerde bazen,
Ne bir adım öne,
Bir sokak göreceksin solda,
Korkma dal içine,
Biraz şiir kokacak,
Biraz alaturka,
Arasıra alafranga sözcükler geçebilir aradan,
Akasya çiçekleri biraz başına değecek yürürken,
Bugün yırtık ayakkabı ve çıplak ayaklarla parmaklarımın ucu dışarı fırlamış bir haldeyim,
atletimin askısının biri düşmüş, kollarım
meydanda ki fıskiyenin altında oynamaktan ıslanmış bir halde yürüyorum
Sokak ortasında.
Az çamur bulaşmış kolumla yüzümü sıvazlıyorum.
Yürüyorum parke taşlarıyla sek sek oynar gibiyim.
Gece boyu bir çocuk sokakta kaldı,
Sen görmedin o çocuğu.
Ben gördüm
Ben gördüm onun tırnaklarının arasında kalmış toprağı,
Ben sürdüm yüzümü onun göğsüne.
Kucakladım durmadan.
Mevsim sonbahar,
Yan taraftaki seranın naylonlarını yenilediler,
Bir seranında tepesinde bir sürü kuşçuk birikmiş,
Görsen sevgili,
Sanki dersin ki kuş serası olmuş...
Seveceksen sonbaharda sev beni,
Ağaçlar son yaprağını dökmeden,
Ellerim ellerini tutmadığı zamanlarda üşüyorken sev,
Öyle sıcaklarda sevme.
Üşüsün tenim sen sarılmayınca,
Titresin dudaklarım.
Bugün sonbahar oldum,
Evet;
Bildiğin kızıl saçlı,
Sarı benizli bir sonbahar kadınıyım.
Bahar mı?
Bahar beni kandırıp kaçtı yine,
Sana desem ki
Sonbahardan çok keyif aldım.
Manzara güzel, keyfim çakır,
Aşk bir kapıdan giriyor,
Öbüründen çıkıyor.
Bir elim yağda öbürü balda,
Ben sonbahar olamadım ki hiç,
Yapraklarımı dışıma dökemedim,
Bırakamadım hiçbir derdimi öylece toprağa.
Herşey çıplak belki ama
Bu benim yaprak döktüğümden değil.
Belkide hiç yeşeremediğimden...
Son bir ders vereceğim size,
Belki, evet belki
Son cümlelerim...
Yani sondan önceki de olabilir,
Belki de sona daha çok vardır,
Belki de daha yeni başlıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!